Bugünlere ilaç gibi gelen şarkılar İncesaz’dan

ajandakolik


Adetim değil bir iki şarkı üzerine yazı yazmak, eski kafalıyım belki bu yüzden; ama zaman single devri. Baksanıza gönlümüzün İncesaz’ı da bu adete uymuş ilk defa ve iki şarkıyla çıkagelmiş, çok değil, sadece bir hafta önce, usul usul, yavaşça… “Mavi Kayık” ve “Piraye”, ah o Piraye, belki de o  bozdurdu bana yeminimi! Çünkü… “Beş Satırla Bir Ayrılık Hikâyesi… Unutulmaz Nazım Ve Piraye’si.”

Nilüfer Türkoğlu
ajandakolik@gmail.com 

Gündem yoğun, gündem meşgul, kafamızda bir dolu soru, merak, endişe… Ne olacak bunun sonu, korona morona, Umre’den gelenler, sosyalleşenler, evde böyle tıkılı mı kalacağız diyenler, virüsten medet umup düzen değişecek, tüm sistem çekecek diye düşünenler, işi komplo teorilerine bağlayanlar, uyuyamayanlar, evde okuyacağı kitapları listeleyenler, dinleyeceği müzikleri seçenler… Hayat akarken öyle böyle ve doğa üzerimize salarken tüm çığlığını, biz sosyal medya köleleri, biz en yakın arkadaşlarını, analarını babalarını unutan işkolikler, bir satır kitap okumaya üşenenler şimdi unuttuğumuz şeyleri yeniden yapma gayretiyle ve telâşıyla yakalar mıyız eski “ben”lerimizi?

İncesaz
‘ın geçtiğimiz günlerde Kalan Müzik’ten çıkardığı iki single’dan “Mavi Kayık“ı dinlerken bunları düşündüm bir çırpıda… Ezgi Köker‘in su gibi berrak sesinden dökülen kırılgan cümlelerin arasında yürürken serin bir rüzgâr çarptı yüzüme. Artık kendime bile söylemekten sıkıldığım cümleler üşüştü aklıma, birkaç defa tekrar ettim, ama ne gerek var: “Ben bu zamanın insanı değilim!” En yeni şarkısı çalarken kulaklarımda alıp İncesaz’ımı, ikimizin de ait olduğu eskiye gitmek istedim, sadece düşlerimde gidebildim. Oysa ışınlanmayı icat etmiş olmaları gerekirdi çoktan! Şarkılarla ve anılarla gidiyoruz geçmişe hâlâ…

YENİ ŞARKILAR YENİ ALBÜMÜN HABERCİSİ

Romantik bir başlangış bu benimkisi, fazla kırılgan, fazla kişisel belki, zamane hiç değil, belki demode duygular kimileri için… Ama bazı sesler, bazı şarkılar, gri bir akşamüstünde insanın kalbindeki telleri epey titretiyor, vakit biraz kederli  ya, belki o yüzden. Bulutları dağıtıp “Mavi Kayık” ve “Piraye“yle 2017 yılındaki son albümleri “Peşindeyim” ile ilk defa ses veren İncesaz ekibinden Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu’na eve tıkılı kalmış halimle mesajlar gönderiyorum. Yepyeni şarkılar gelmiş madem, ne zaman yeni albüm, merak içindeyim…
Önce yine dantel gibi işledikleri şarkıların söz ve müziğini soruyorum, Bora Ebeoğlu‘na. “Mavi Kayık”, bu ülkenin gelmiş geçmiş en iyi müzisyenlerinden Cengiz Onural‘a ait. 1997’de Yeni Türkü’den ayrıldıktan sonra İncesaz’ı Derya Türkan ve Murat Aydemir ile kuran Cengiz Onural, sanırım hayatımın fon müziği olan pek çok şarkıyı besteleyen ve “Babaevi” gibi unutulmaz bir dizinin unutulmaz müzikleriyle ilkgençliğimin başını döndüren çok özel bir isim benim için. Kendisine de buradan açık çağrı; söyleşi yapmak istiyorum sizinle!

BORA EBEOĞLU: “SINGLE MODASINA UYDUK”

Diğer şarkıları “Piraye” ah Piraye… Bir Nâzım ve Piraye hikayesi… Hüzünle ismi bitişik olmuş bu gözleri siyah kadının şarkısının pek içli sözleri Mustafa Cem Pehlivan‘a, nazlı bestesi ise Murat Aydemir‘e ait. Roman okur gibi şarkıyı dinliyorsunuz. Öyle edebi bir sarhoşluğu var! Canım Ezgi Köker’in sesine öyle yakışıyor ki bu şarkılar, sanki o söylesin diye yazılmış, bestelenmiş her biri… Bora Ebeoğlu’nun derinden gelen sesi üzerine albümde kendisinin solo şarkısı olup olmayacağını soruyorum. Çünkü onun sesini duymayı da epey özledim. “Zaten birkaç aydır albüme çalışıyoruz, enstrüman kayıtlar bitti, vokaller de bitmek üzere. Bu sefer iki şarkıyı öne çıkardık, single modasına biz de uyduk!” diyor, solo şarkısı olup olmadığımı sorunca ise “O da geliyor. Albümde olacak. Cengiz’in (Onural) eseri.” Salgın nedeniyle konserlerinin iptal edildiğini  söyleyen Bora, İncesaz’ın yeni albümü için de “Daha bir iki ay var” diyor.

Karşımdaki Bora olunca Oya’yı sormadan geçemem, merak ediyorum; o ne yapıyor. “Seslendirmeye devam” deyip sürprizi patlatıyor: “Ama şöyle bir haber var. 90’lar albümü için ‘Sevmek Zamanı’nı kaydediyoruz.” 90’lar albümünü duymak gerçekten heyecan verici ama sürpriz şimdilik bu kadar!

Ezgi Köker’se gelen tepkilerin kendilerini çok mutlu ettiğini söylüyor ve şöyle diyor: Tam da bu zamanda ilaç gibi geldi şarkılarınız diyorlar, daha da mutlu oluyoruz.” Evet, çünkü şifa verici bir yanı var İncesaz ezgilerinin, huzurun ve hüznün müzikte vücut bulmuş hali sanki… Tüm bu şarkılar, tam da bugünlerde hızlı hayatlarımıza biraz mola vermek için bizi yavaşlamaya, dinginleşmeye, daha zarif, daha kibar, daha insan olmamız için bizi kendine çağırıyor.

Eğer siz de evde geçirdiğiniz şu günlerde kendinize güzel müzikler arıyorsanız İncesaz’ın bu davetine kulak verin. Gözlerinizi kapayın ve dilerseniz tüm külliyatı ya da dilerseniz en son çıkan bu iki şarkıyı, “Mavi Kayık” ve “Piraye”yi içinize çekin, derin bir nefes alın… Ne geçmişi ne geleceği ne şu an yaşadıklarımızı düşünün. Benim gibi yapmayın yani, sadece müziğe kapılın… Üzülmeyin, ferahlayın, genişleyin… Bizi müzik iyileştirecek. Bırakın geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar… Siz yeter ki yerinizde iyi olun.

***

EZGİ KÖKER SÖYLEŞİSİ İÇİN TIKLAYIN…

OYA BORA SÖYLEŞİSİ İÇİN TIKLAYIN…

Paylaş ki çoğalsın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

"Kara Kutu: Yüzleşme Vakti" kitabı incelemeye alındı

Doğrulama platformu Teyit, Soner Yalçın’ın modern tıp ve aşı karşıtlığı üzerine kurulu “Kara Kutu: Yüzleşme Vakti” kitabını sayfa sayfa inceledi. Teyit, Pazar günü “#SalgınVar” […]