Advertisement Advertisement
adana escort

BİHTER YASEMİN ADALI’NIN SERGİSİ “HAZ İLE GÖKLENİR DÜNYA” ART ON İSTANBUL’DA…


Bihter Yasemin Adalı, Art On İstanbul’daki yeni sergisi “Haz ile Göklenir Dünya” ile 7 Şubat – 28 Mart 2026 tarihleri arasında izleyiciyi; yaşamla ölüm, bilinen ve bilinçdışına itilen, iç ve dış dünya arasındaki eşiklere çağırıyor.

Pinot Gallizio’nun üretim bantlarını andıran endüstriyel resimleri ya da Niki de Saint Phalle’ın savaşın yankılarını taşıyan vurulmuş tuvalleri gibi, Adalı’nın işleri de hem kişisel hem de kolektif hafızanın somatik sızısını yüzeye çıkarıyor. Resimlerden sarkan avizelerden yükselen seslere kulak verdiğimizde, gündelik hayattan yükselen iç ve dış sesleri duyuyoruz. Adalı nesneleri zamanın içinde trans hâlinde, tam da bir başka şeye dönüşmek üzereyken yakalıyor; bir mektup zarfını bir eve, bir asma kilidi bir lahite veya bir tapınağa dönüştüğü eşikte çiziyor.


“Eşikte varolma” hâli; ne tamamen içeride ne de dışarıda, ne tam olarak geçmişte ya da gelecekte, ne de şimdide olma durumudur. Arafta var olmak, serginin merkezindeki botanik ve bedensel metaforlarla “köklenmek mi, çürümek mi?” sorusu etrafında derinleşiyor. Yağlı boya resimler ve resmin yüzeyinden taşan bahçe, domino taşları, boks torbaları ve telefon ahizeleri gibi nesneler izleyiciyi çok katmanlı bir oyuna davet ediyor.

Bahçede dizili domino taşları yerinden oynuyor, büyüyen tohumlar filiz resimleriyle birbirine karışıyor, mecaz ve bizzatihi gerçek arasında kurulan görsel ve düşünsel ilişkiler birbirine dolaşıyor. Bu bahçede bir de küçük kulübe var. Bu kulübe, kiliselerde yer alan günah çıkarma kabinleri gibi; sessizce girip, tekrar tekrar gördükleri bir rüyalarını anlattıkları ve geriye ses kayıtları bıraktıkları anonim bir alan. Bırakılan ses kayıtları sergi boyunca biriktikçe bir performansa zemin sunuyor. İzleyici ve konuklar rüya anlatılarıyla bilinçdışına geçitler açarak; bahçeyi uyanıklık ile düş arasında yer alan bir dünyaya dönüştürüyor. Sanatçının pratiği; hem toprağın hem de ruhun zemininin oyulduğu bir çağda, stabilite arayışına, hiperdinamizm içinde kendi zeminini, yerini, yönünü ve yolunu bulma mücadelesine alan açıyor.


“Haz ile Göklenir Dünya”, zamanın akışını, unutmak ve hatırlamayı, duyusal bir zenginlik ve karşı konulmaz bir deneysellik içinde ele alıyor. İzleyiciyi kendi eşiklerinde, acıları ve hazları, rüyaları ve uyanışlarının ortasında; yaşam oryantasyonları hakkında düşünmek üzere, biraz büyülü biraz tekinsiz bir bahçenin yamacına bırakıyor.
aynı

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media