Advertisement Advertisement
ayak analizi

AZİZE TAN: “AYVALIK’TA KIŞIN DA FİLM GÖSTERİMLERİ YAPILMASI İÇİN BÜYÜK BİR TALEP OLDUĞUNU GÖRDÜK”

Benim gibi Ayvalık’ta yaşayan pek çok kişi için Ayvalık’a kültürel anlamda büyük bir zenginlik katan Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin özel bir yeri var. Ayvalık denince akla artık her yıl merakla beklenen film festivali de geliyor. Ve şimdi festivalin gerçekleşmesini sağlayan Seyir Derneği, Azize Tan ve ekibi bir kış festivaliyle sinema seyircisini yerli yabancı ödüllü ve çok konuşulan filmlerle bir araya getiriyor. Kışın film izlemek bir başka güzel. Ayvalık’ta Kış Festivali’nde izlemek ise yepyeni ve heyecan verici bir deneyim! Festivalin yaratıcısı Azize Tan, yıllar sonra yeniden konuğum… Onunla hem çiçeği burnunda festivali hem de bir süre yaşadığı Ayvalık’ı konuştuk. Bu arada festival 29 Ocak – 2 Şubat tarihleri arasında! Ajandanıza not etmeyi unutmayın…

SÖYLEŞİ: NİLÜFER TÜRKOĞLU
nilufer@ajandakolik.com

Öncelikle mutlu yıllar sevgili Azize Hanım! 2025 yılının ilk günlerinde nasıl geçiyor hayat?
Çok teşekkürler. Hâlâ ocak ayının içinde olduğumuz için ben de herkesin yeni yılını kutlarım. Yeni yıla çalışarak girdik. Umarım bütün yıl böyle geçer. Ben boş durmayı hiç sevmiyorum. Yeni yıla güzel bir sürprizle başladık: Kış Festivali.

Her yaz heyecanla beklediğimiz Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nden sonra şimdi bir Kış Festivali ile yeniden filmlerle buluşuyoruz. Ayvalık’ta yaşayan sinemaseverler için çok heyecan verici bir haber bu! Kış Festivali düzenlemeye nasıl karar verdiniz?
Festivalden sonra ASKEV bizi festivalle ilgili bir konuşma yapmak için davet etti. ASKEV ilk yılından beri festivalin destekçilerinden aynı zamanda. İzleyicilerle birebir yapılan bu buluşmaları çok önemsiyorum. Hedef kitlenizle doğrudan iletişim kurmak ve onlara hem bilgi vermek hem de onların düşüncelerini dinlemek yaptığınız etkinliğin kalitesini artırıyor. Festival sırasında da izleyicilerle mümkün olduğu kadar diyalog kurmaya çalışıyorum. Bu sohbet esnasında kışın da film gösterimleri yapılması için büyük bir talep olduğunu gördük. Bizim de festivale zamanlama nedeniyle alamadığımız ve içimizde kalan filmler oluyor. Örneğin bu yıl Almodovar’ı açılış filmi yapmaya niyetlendik ama tarihlerimiz erken olduğu için mümkün olmadı. Aynı şekilde “Anora” ve “Emilia Pérez”i de gösteremedik. Açık hava gösterimlerini beklemeden, hazır da ödül sezonu nedeniyle bu filmler tekrar konuşulurken böyle bir toplu gösterim yapmaya karar verdik.

Julia von Heinz’in yönettiği “Hazine”, 1990’ların Polonya’sında geçiyor. Film, 31 Ocak’ta gösterimde.

Programda bizi neler bekliyor, ajandamıza hangi filmleri not etmeliyiz?
Aslında bu biraz seçmece bir program oldu. Yerli yabancı ödüllü ve çok konuşulan filmlerden hazırladık içeriği. “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” için gelecek festivali beklemek istemedik örneğin. “Evcilik”, “On Saniye” ve “Döngü” için de. Filmler vizyona giriyor, platformlarda gösteriliyor. Ondan önce sinemada gösterelim istedik. Tabii, “Maria”, “Emilia Pérez” ve “Babygirl”en çok ilgi çekecek filmler ama Oscar ödüllü Hazanavicius’tan “En Değerli Hediye”, benim çok sevdiğim Stephen Fry’ın başrolünde olduğu “Hazine”, Ben Wishaw’un çok etkileyici bir performans sergilediği “Limonov”u da es geçmesin sinemaseverler.

“Limonov”, festivalin ilk günü olan 29 Ocak’ta gösterimde.

Başrollerini Angelina Jolie ve Haluk Bilginer’in oynadığı, opera dünyasının divası Maria Callas’ın hayatının anlatıldığı “Maria” festivalin en ilgi gören filmlerinden. “Maria”, 29 Ocak’ta iki seans birden gösterilecek.

Geçtiğimiz yaz festivale kadın üretiminden ve dayanışmasından doğan filmler damga vurmuştu. Kış filmlerinde de bunu görüyoruz. Sizi en çok hangi filmler etkiledi? Filmleri belirlerken en çok nelere dikkat ettiniz?Kadınların ve kadın hikâyelerinin sinemada daha görünür olduğu bir dönemdeyiz. Altın Küre ile başlayan ödül döneminde de bunu gözlemleyebiliyoruz. Kadın hikâyeleri ön plana çıkınca kadın oyuncuların performansları da çok konuşulur oldu. Angelina Jolie, Nicole Kidman, Kate Winslet, Zoe Saldana, Maria Schneider’ı canlandıran Anamaria Vartolomei, “Anora”daki Mikey Madison, “Şişli Kız”da Vic Carmen Sonne, “Döngü”deki 3 kadın Serpil Gül, Emel Göksu, Tuğçe Yolcu, “On Saniyede Bergüzar Korel ve Bige Önal bizim programdaki bazı örnekler. Biz programı yaparken bu yıl festivalde göstermek isteyip zamanlama nedeniyle gösteremediğimiz ve özellikle bu dönemde çok konuşulan yerli yabancı filmlerden oluşan bir seçki hazırlamak istedik. “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”, Adana Film Festivali’nde izleyip çok beğendiğim filmlerden biri oldu.
Bir de programa bir kısa filmi seçkisi mutlaka ekliyoruz. Ayvalıklıların kısa filmlere özel bir düşkünlüğü var.

Ümit Ünal’ın yönettiği “Evcilik”, festivalin yerli yapımlarından. Film, 30 Ocak’ta tıpkı diğer filmler gibi Fabrika Ayvalık’ta.

Ceylan Özgün Özçelik’in yönettiği “On Saniye” de 2 Şubat’ta festivalde gösterimde.


“ADI AYVALIK’LA ANILAN BÜYÜK HOLDİNGLERİN HİÇBİRİNDEN DESTEK ALAMIYORUZ”

Bir festivali sponsorsuz düzenlemek oldukça zor bir iş. Bunu en iyi siz bilirsiniz. Kış Festivali için sponsor desteği alabildiniz mi?
Bu festivali düzenlemeye çok kısa sürede karar verdik ve sponsor arayacak çok vaktimiz olmadı. Ayvalık Belediyesi’nden Vural Sineması’nı istedik ama eylüldeki festivalde bedelsiz tahsis ettikleri mekân için kira istediler encümen kararları nedeniyle. Bilet satışı yaptığımız için çok kâr ettiğimiz sanılıyor ama kullandığımız salonlar sinema salonu değil. Tüm teknik ekipman, projeksiyon, perde, ses sistemi Ayvalık dışından geliyor; bunlara ödenen kira, nakliye, çalışan personel, film kiraları gibi pek çok kalemimiz var. Biz de bu festivalde masrafları minimumda tutmaya çalıştık. Fabrika Ayvalık mekân konusunda destek verdi. Konuk davet etmedik, belki bir iki yönetmen gelecek. O nedenle bilet fiyatımızı arzu ettiğimiz kadar düşük tutamadık. Umuyorum zarar etmeden kapatırız festivali. Bize filmlerini veren tüm şirketlere de teşekkür etmek istiyorum. Burada güzel işler yapıldığını görüp bize ellerinden gelen kolaylığı göstermeye çalışıyorlar. Bir sitemim var ama. Kış Festivali için değil ama Ayvalık Uluslararası Film Festivali için özellikle adı Ayvalık’la anılan büyük holdinglerin hiçbirinden destek alamıyoruz Komili haricinde. Kürşat Yağları, Macaron Kolonyaları ve Muhallebicisi, Zeze Ayvalık, ASKEV Melin-Bilginer Vakfı, Ayna, Zoi Cunda, Manzara Holiday Homes, Cleto’s, Ayvalıkzade, Çöpmadam, Deniz Yıldızı, Kratos Spor Kulübü, Nona Cunda, L’Arancia Ayvalıklı olup festivale destek veren işletmeler. Bir de festivale kişisel olarak destek veren festival dostlarımız var. Bize gönülden destek oluyorlar. Bazen bizim onları aramamıza gerek olmadan gelip neye ihtiyacımız olduğunu soruyorlar. Geçen yıl Paribu ve Kurukahveci Mehmet Efendi’nin de büyük katkıları oldu. Ama insanlarla sohbet ederken herkesin aklına gelen ve bize destek olacaklarına inandıkları büyük marka ya da holdinglerden bir katkı alamıyoruz. Ayvalık Ticaret Odası ve yerel yönetim desteğinin de daha fazla olmasını dilerdik. Ne mutlu bize ki biletlerimiz satıyor, izleyiciler salonları dolduruyor ama festival düzenlemenin büyük maliyeti var. Büyük marka ve holdinglerden de yeterli katkılar gelse festivali bambaşka noktalara taşıyabiliriz.

Festival denince akla hep yaz geliyor ama artık Ayvalık için kış da festival havasında geçecek, öyle umuyorum. Tıpkı Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde olduğu gibi bu festivali de her yıl yapmayı planlıyor musunuz?
Güzel sonuçlar alırsak tabii ki devam etmek isteriz. Tıpkı yazın yaptığımız Açık Hava Film Geceleri gibi Kış Festivali’nin de devamlı hale gelmesini isteriz. Böylece Seyir Derneği Ayvalık’ta yılda üç etkinlik gerçekleştirmiş olur Ayvalık Uluslararası Film Festivali ile birlikte.

“BELKİ ÇOCUKLAR İÇİN DE SON DAKİKA BİR SÜRPRİZ YAPARIZ”

Festivalde atölye çalışmaları veya yine filmler özelinde konuşmalar olacak mı? Çocuklar için film gösterimleri ya da…?
Atölye çalışmaları ya da konuklar için bütçe lazım. Şu anda sadece bilet geliriyle işi kotarmaya çalıştığımız için imkânlarımız çok sınırlı. “On Saniye” için Ceylan Özgün Özçelik gelecek. O da bir dönem Ayvalık’ta oturmuştu. Belki bir iki yönetmen daha gelebilir, ücretsiz konaklama desteği bulursak. Çocuk filmi yok şu anda programda ama sömestr tatilinde olacağız. Belki son dakika bir sürpriz yaparız.

Üç yıl boyunca Ajandakolik’in de basın sponsorlarından olduğu Ayvalık Uluslararası Film Festivali, sadece Ayvalık’ın değil tüm Türkiye’nin festivali olmayı başardı.

“YERELİN FESTİVALE SAHİP ÇIKMASI ÇOK ÖNEMLİ”

Bir süredir Ayvalık’ta yaşıyorsunuz ve Ayvalık’ın kültür sanat hayatına Seyir Derneği ile çok büyük bir katkınız var. Bir festivalin sürdürülebilir olması için en önemli unsurlar neler olmalı?
Ayvalık’tan İstanbul’a geri taşındım. Ayvalık’ın kışı benim için zor geçti. Umuyorum Kış Festivali gibi etkinlikler çoğalır ve Ayvalık’ı kış aylarında da hareketli bir yer haline getirebiliriz. Bir festivalin sürdürülebilir olması için biraz inatçı olmanız lazım. Ben ve ekip arkadaşlarım çok inat ettik bu festivalin devam etmesi için. Ayvalık’ta başlayan bazı başka festivaller de oldu ama onların devamı gelmedi. Bizim için seyirci ilgisi çok önemli, bunu da sağlamayı başardık. Ayvalık artık Türkiye’nin festivali haline geldi. Hem Ayvalıklılar hem Körfez bölgesinden izleyiciler hem de başka şehirlerden ve Midilli’den gelenler salonları dolduruyor. Buranın ciddi bir potansiyeli var. Yukarıda söylediğim gibi biraz daha destek bulabilsek bu festivali bambaşka yerlere taşıyabiliriz. Ama tabii yerelin festivale sahip çıkması çok önemli. Ayvalıklılar, yerel yönetim bu festivale sahip çıkmazsa, Ayvalık’taki esnaf festivali desteklemezse bu işi sürdürmemiz mümkün olmaz. Yapılan iyi işlerin desteklenmesi lazım diye düşünüyorum.

Sizin Ayvalık’ınızı beş kelime ile tanımlamanızı istesem…
Ayvalık deyince ilk aklıma rüzgâr geliyor. Festival logomuzda da rüzgâr var. Mimarisi, bacaları, zeytini ve kedileri. Bir de benim için dostlar. Bir yaştan sonra yeni dostlar edinilebileceğine inanmazdım. Ayvalık’ta çok güzel dostluklar kurdum.

2023 yılında Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Ayvalık’ta çekilen Ömer Kavur filmi “Kırık Bir Aşk Hikayesi” seyirciyle buluşmuştu. Yakın zamanda filmin aynı isimden uyarlandığı kitabın yazarı Selim İleri’yi kaybettik… Usta yazarın ardından filme, kitaba ve Selim İleri’ye dair neler söylemek istersiniz?
Selim İleri’nin vefat ettiğini duyduğumda çok üzüldüm. “Kırık Bir Aşk Hikâyesi” benim için aynı zamanda Ömer Kavur demek. İstanbul Film Festivali’nde çalışırken bir dönem danışma kurulumuzdaydı. Keşke bugün de böyle güzel edebiyat uyarlamaları izleyebilsek.

Ajandakolik’te yeniden konuğum olduğunuz için ve her mevsimi festivale ayrı yaraşan Ayvalık adına size teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim.

FESTİVAL BİLETLERİNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN…

AYVALIK KIŞ FESTİVALİ’YLE İLK DEFA… FESTİVALDE HANGİ FİLMLER OLACAK?

 

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media