Kamança üstadı Mark Eliyahu Ankara’ya hoş geliyor

ajandakolik

Mark Eliyahu, 26 Haziran 2019 Çarşamba akşamı Atlantis Yapım organizasyonuyla ODTÜ M.D. Vişnelik Çim Amfi’de sahnede olacak. 

Derin melodileri enerjik bir canlı show ile sunan Mark Eliyahu: “Bu serüvene sizleri de bekliyoruz” diyor. Henüz dört yaşındayken müziğe karşı olan ilgisini keşfeden ve babası ile sahneye çıkmanın hayaliyle genç yaşta müzikle kol kola bir yola çıkan sanatçı; Türk, Arap, Azeri ve İran makamlarının ve bu ülkelerin kültürlerinin müziğini derinden etkilediğine inanıyor. Eliyahu’nun eserleri notalardan vücut bulan, derdinize ortak olmaya gelmiş samimi bir dost gibi adeta!

Ortadoğu ve Balkanların ruhunu, gözyaşını, sevincini vurmalı ve yaylıların uyumunda hissettiğiniz müziğiyle dikkat çeken Mark Eliyahu, ünlü besteci ve kompozitor Piris Eliyahu’nun oğlu. Doğal olarak müzik onun için bir yaşam biçimi. Müzikle nefes alınan bir ortamda büyüyen, müzikolog, besteci ve tar sanatçısı babasından aldığı mirasla yola koyulan Mark Eliyahu, kemanda aradığını bulamayıp Türk, İran ve Azeri müziğine yöneldi. İrlandalı-Yunan Ross Dally ve Bakülü müzisyen Adalat Vazirov’ın öğrencisi oldu.

1999’da İsrail’e yerleşti. Babasıyla birlikte “The Spirit of the East” albümünü yaptı, beraber turladı. Filarmoni orkestrasıyla birlikte Nobel Ödülü gecesinde çaldı, Kudüs Piyor Festivali’nden Uluslararası Ud Festivali’ne, Krakow Yahudi Festivali’nden İtalya’daki prestijli Fabrica Festivali’ne dünya festivallerinde hayranlıkla izlendi, Paris Pompidou Center’daki konseri şehir efsanesi oldu.

Kapı Açılış 18:00
Etkinlik Başlanıç 21:00

Paylaş ki çoğalsın:
Next Post

İstanbul Her Şeye Rağmen

Galeri ARK; fotoğraf çekmeye başladığı 80’li yıllardan bu yana İstanbul’u sayısız defa kadrajına almış Timurtaş Onan’ın, şehrin gündelik yaşamına dair görsel hikayelerle yüklü ‘İstanbul Her Şeye  Rağmen’ adlı yeni sergisi 18 Haziran tarihine kadar uzattı. Fotoğrafçı Timurtaş Onan’ın fotoğrafları, ‘an’da kendini gösteren hesapsız ve kurgusuz gerçeğin; sersemleten, büyüleyen, değiştiren, dönüştüren ve “her şeye rağmen” kendini var eden olagelişini belgeliyor ve dışarıdan ne kadar  müdahale edilirse edilsin; hayatın ve şehrin her şeyden azade kendine özgü bir akışı olduğunu ve bu akışı hiçbir şeyin değiştiremeyeceğini ortaya koyuyor. ‘İstanbul Her Şeye Rağmen’, bize şehir hayatının anlamının ancak en küçük yapı taşlarında, günlük hayatın […]