banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

“UYANDIĞIMDA SESİM YOKTU” OYUNU YENİDEN SAHNEDE

Dünyanın birçok ülkesinde kapalı gişe oynayan ve baskı gören kadınların hikayesini konu alan “Uyandığımda Sesim Yoktu” oyunu, Tamer Levent rejisiyle yeniden izleyiciyle buluşuyor. Bu akşam Selamiçeşme Özgürlük Parkı Tepe Sahne’de “Ve perde!” diyecek olan uzun zamandan sonra ilk defa seyircilerle buluşacak.

Kanada, Birleşik Krallık ve Amerika başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde kapalı gişe oynayan
“Mouthpiece” oyunu, “Uyandığımda Sesim Yoktu”  tiyatroseverlerle yeniden buluşmaya hazırlanıyor. Çağdaş ve fiziksel tiyatronun yeni yazılmış en iyi örneklerinden biri olarak gösterilen oyun, farkındalık sahibi Kanadalı bir kadının tepkisinin, Türkiye kadınından farklı olmadığının da kanıtı.

OYUNCU DEĞİŞİKLİĞİ DİKKAT ÇEKİYOR 
Yapımcılığını Bu Yapım’ın üstlendiği ve usta yönetmen Tamer Levent rejisiyle seyircinin karşısına çıkacak olan
oyun, geçtiğimiz sezon Burcu Görek ve Dilşad Çelebi’nin performanslarıyla hayat bulurken Çelebi’nin hamileliği nedeniyle oyundan ayrılması üzerine yeni oyuncunun katılımıyla dikkat çekiyor. Bundan böyle “Uyandığımda Sesim Yoktu”nun iki başrolünden biri genç oyuncu Nur Dilara Gül.

OYUNUN KONUSU
Bir sabah uyandığında annesinin öldüğünü öğrenen Cassandra, annesi için hazırlaması gereken anma konuşması
üzerinden içine düştüğü yalnızlıkla birlikte kadına yönelik her türlü baskı ve şiddeti sorgulamaya ve özeleştiri
yapmaya başlar. Bastırılmış kişiliğinin yarattığı başkaldırıyla, erkeklerde normal görülen davranışların kadınlarda
anormal görülebileceği tepkisini de gösteren oyun; açık bir şekilde baskı gören, örtülü bir baskının içinde kendini
bulan, yaşadığı birçok korku ve toplumun ona dayattıklarından dolayı kendini ifade edemeyen, sesleri kısılmış,
hırpalanmış, hatta canice öldürülmüş kadınların hakları için yazılmış bir başkaldırı oyunu.

Burcu Görek & Dilşad Çelebi: “Biz, uyandığında sesi olmayan bir kadının kafasından geçenleriz”

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media