banner-image

 

Biz Kimiz ?

Biz şuyuz; Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin sanatın hep var olacağına ve insanları iyileştireceğine inananız.
Biz şuyuz; Çalıştığımız gazetelerden kovulsak da, haksızlığa boyun eğmeyen, kendi mecramızı kurup yola devam edeniz.
Biz şuyuz; Özgürüz, günceliz, yazar çizeniz, haber okuyanız, haber vereniz, sanatın ve sanatçının yanındayız.
Biz gazeteciyiz, yaratıcıyız, sanatçıyız, pes etmeyeniz.
Biz ajandamızı sizlerle paylaşan Ajandakolik’iz.

 

Logo üzeri reklam

OSCAR’A GÖZ KIRPAN BİR WESTERN: NEWS OF THE WORLD

Zamanımızın yansımalarını 1870’de geçen bir Western’de bulmak mı!  İşte bu, Oscar ödüllü aktör Tom Hanks’in oynadığı News of the World’de daha ilk sahnede karşımıza çıkıyor. Netflix’in son yapımlarından, izlediniz mi? 

YAZI: GİRAY YAVUZ
gyavuz71@gmail.com
Instagram adresi: @serendipity.sinefil

Şimdilerde George Orwell’in kült romanı 1984’den uyarlanacak yeni bir sinema filmi için kafa yorduğunu bildiğimiz İngiliz yönetmen Paul Greengrass, bu heyecan verici proje öncesinde çektiği “News of the World” (Dünyadan Haberler) ile bizi Amerikan iç savaşının beş yıl sonrasına götürüyor. Gazete haberlerini hikaye gibi süsleyip okuyarak insanları dünyadan haberdar eden Yüzbaşı Kidd (Tom Hanks), 1870 yılı için paha biçilmez olması gereken bu hizmet karşılığında aldığı üç beş kuruşa razı oluyor. Bu okuma seanslarından birinin sonrasında Teksas’ın ormanlık alanında bulduğu Alman asıllı küçük kız çocuğunu teyzesine götürmek için çıkacağı yolculuk Yüzbaşı Kidd için sanki savaş günahları sebebiyle üzerine musallat olan lanetin kefaleti gibi.

Johanna Leonberger (Helena Zengel) ve Yüzbaşı Jefferson Kyle Kidd, (Tom Hanks) Paul Greengrass’ın yazıp yönettiği “News of the World” filminde başrolü paylaşıyor. 

Ailesini katleden kızılderililer tarafından büyütülmüş ve kızılderili ailesi de askerler tarafından katledilmiş böylece küçük yaşta iki kez yetim kalmış Johanna (Helena Zengel) ile Yüzbaşı Kidd’in yolculuklarını izlerken  John Ford klasiği The Searchers’ı (1956) hatırlayanlara hak versem de ben filmin asıl bir başka Western klasiği olan True Grit (1969) ile akraba olduğunu düşünüyorum. Nitekim, 2010 yılında Coen biraderlerin harika bir yeniden çevrimine imza attığı bu filmdeki babacan Rooster’ın yerine Yüzbaşı Kidd’i, azimli Mattie’nin yerine de Johanna’yı koymak mümkün. Tabii ne Yüzbaşı Kidd Rooster Cogburn kadar kovboy ne de News of the World True Grit kadar Western ancak hikayelerin içerdiği yolculuklar ve baş karakterlerin zamanla baba/kız’a evrilen ilişkileri bu iki filmi birbirlerine bir hayli yaklaştırmış. Babacan Rooster demişken, True Grit filmlerinde bu karakteri canlandıran John Wayne ve Jeff Bridges’in sert imajlarını düşününce, Yüzbaşı Kidd rolündeki Tom Hanks munisliği belki yadırganabilir, ne var ki Hanks bu karakterin içini layıkıyla doldurmuş.

News of the World, 2013 yapımı Captain Phillips’den sonra ikinci Tom Hanks-Paul Greengrass iş birliği. Filmde Hanks’e eşlik eden 12 yaşındaki Alman oyuncu Helena Zengel ise neredeyse hiç konuşmadan vücut dili ve mimiklerle canlandırmak zorunda olduğu Johanna rolünde gayet iyi. Henüz izlemedim ama bir önceki filmi Oyunbozan’da (2019) aldığı övgülere de bakılırsa genç oyuncunun geleceği parlak görünüyor. Oyunculardan bahsetmişken, ünlü televizyon dizisi Homeland’de Amerikan başkanı olarak hatırladığımız Elizabeth Marvel’i de filmde küçük bir rolde  görüyoruz. Tesadüf şu ki, Marvel yukarıda bahsettiğim True Grit’in Coen biraderler versiyonunda küçük kız Mattie’nin yetişkin halini de canlandırmıştı.

News of the World’de baş karakterlerin yolculuğu sırasında köleliğin kaldırılması ve eski kölelere seçme hakkı verilmesi için yapılacak anayasa değişikliği gibi dönemin önemli bazı Amerikan politikalarına dair fikir sahibi oluyoruz. Bir sahnede, Yüzbaşı Kidd ırkçı çete liderinin okuması için dayattığı metni değil kendi seçtiği hikayeyi okumakta canı pahasına ısrar ediyor, dahası onun bu direnci güdülmeye alışmış halktan da olumlu karşılık görüyor. Bu sahneyi, medyayı ele geçirmiş baskıcı otoritenin her dönemde halk için ne denli büyük bir tehtit olduğunu ve bu duruma isyan edenlerin de bir şekilde itibar görebileceğini imlemesiyle çok değerli buldum.

Yüzbaşı Kidd ile Joanna birçok badire atlattıkları yolculukları sırasında tatsız geçmişlerinin prangasından kurtulup geleceğe bakabilmeyi öğreniyorlar. Johanna onu felaketlerle dolu geçmişini unutmaya teşvik eden Yüzbaşı Kidd’e yaşından beklenmeyecek bir olgunlukla “ileriye bakmak için önce geçmişi hatırlamalısın” diyerek kapanan yaraların sızısını hissetmenin değerini işaret ediyor.

Filmde yer alan az sayıda aksiyon sahnesinin yeterince iyi çekilip kurgulanmış olduğunu söylemek zor.  Yönetmen Greengrass kurguyu keşke bir kez daha Jason Bourne serisinin bir, iki ve beşinci filmlerinde kusursuz işlerini hatırladığımız Christopher Rouse’a emanet etseymiş. Neyse ki sinematografi tarafında iş şansa bırakılmamış da görsel ayrıntılarıyla hafızamıza kazınmış The Crow (1994), Sweeney Todd (2007), Prometheus (2012) gibi filmlerin görüntü yönetmeni Dariusz Wolski sayesinde Teksas’ın çorak topraklarının sarı ve kahverengi tonlarından mürekkep enfes kadrajlar izleyebiliyoruz. Filmin teknik ekibinde yer alan bir başka yaşayan efsane de James Newton Howard. Büyük bestecinin, hikayenin geçtiği dönemin ruhuna uyumlu notaları filme değer katıyor.

News of the World’un bu yılın “en iyi film” Oscar adayları arasında yer alacağı şimdiden konuşulmaya başlandı bile. Kesin aday listesi henüz açıklanmadı ama bu filme verilecek böylesine bir paye de lüzumundan fazla olur doğrusu.

 Filmin puanı :  6,5/10

 

THE DIG: ARKEOLOJİK KAZIDAN ÇOK AŞK KAZISI GİBİ…

YORUM YAP

You don't have permission to register
Follow us on Social Media