Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 56.sı gerçekleşen Antalya Altın Portakal Film Festivali, dün gece Kapalı Spor Salonu’nda yapılan Açılış Töreni ile başladı.

Selma Güneri, Ahmet Mekin ve Can Kolukısa’ya ödüllerinin verildiği gecenin unutulmaz anlarından biri de, festivalin bu yılki afişini süsleyen Türkan Şoray’ın sahneye çıktığı an oldu.


Ulusal Yarışmalar’ın geri dönüşünün kutlandığı geceye, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Valisi Münir Karaloğlu Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek’in yanı sıra Zeki Demirkubuz, Mert Fırat, İdil Fırat, Şebnem Bozoklu, Oktay Kaynarca, Onur Ünlü, Hazar Ergüçlü, Ceyda Düvenci, Cengiz Bozkurt, Olgun Şimşek, Füsun Demirel, Gülsen Tuncer, Tayfun Pirselimoğlu, Defne Yalnız, Serdar Orçin, Hande Yalnız, Selin Şekerci, Gökhan Keser gibi sinema ve televizyon dünyasından bir çok isim katıldı.

56. Antalya Altın Portakal Film Festivali, dün gece Antalya Spor Salonu’nda gerçekleşen Açılış Töreni ile başladı. 10 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen gece, piyanist Anjelika Akbar’ın mini konseriyle başladı.

Can Kolukısa: “Aldığım en büyük ödül”

Gecenin ödüllerinden ilki, Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği’nin (ÇASOD) hem sinema hem de tiyatroda başarılı bir kariyere sahip olan bir oyuncuya sunduğu ödülün iki yıl sonraki ilk sahibi Can Kolukısa oldu. Ödülünü oyuncu ve Cumhuriyet gazetesi yazarı oğlu Emrah Kolukısa’nın elinden alan Can Kolukısa yaptığı konuşmada, “Bu gece benim için muhteşem bir gece. Aldığım en özel ödüllerden biri bu oldu. Bu ödülü oğlumun elinden almak benim için ayrı bir mutluluk. Yıldırım Önal gibi bir ustanın anısına bana layık görülen bu ödül aldığım en büyük ödüldür. Bir ikinci büyük ödül de Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin yeniden başlamasıdır” dedi.



Ahmet Mekin:
“Yeşilçamcı olarak teşekkür ederim”

Bu yıl iki isme verilen Onur Ödülleri’nden ilki; “Düğün”den (1973) “Selvi Boylum, Al Yazmalım”a (1977), rol aldığı sayısız klasik ile sinemamızın en önemli jönlerinden ve karakter oyuncularından biri olan Ahmet Mekin’in oldu. Ödülünü Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve Muhittin Böcek’in elinden alan sanatçı, “Antalya Film Festivali bizler için çok değerli. Eski bir Yeşilçamcı olarak, sinemamızın arkasında durduğu için Başkan Böcek’e ve festival yönetimine çok teşekkür ederim” dedi.


Selma Güneri: “Yarım asır seyircimle geçti”

Gecenin son ödülü ise, “Bitmeyen Yol” (1965), “Ben Öldükçe Yaşarım” (1965) ve Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü aldığı “Son Kuşlar” (1966) filmlerinin unutulmaz oyuncusu Selma Güneri’nin oldu. Ödülünü Mehmet Nuri Ersoy ve Muhittin Böcek’in elinden alan sanatçı şunları söyledi: “Bu heykelciği ilk aldığımda on beş yaşındaydım. Altın Portakal’da aldığım bu ikinci ödül beni de şaşırttı ve çok heyecanlandırdı. Harika yıllardı ve yarım asır geçmiş. O yarım asır nasıl geçti bilmiyorum ama sizlerle geçti. Sizlerin sevgisiyle, ilgisiyle, saygısıyla, alkışlarıyla geçti. Ben bu akşam elli yılın saygısını ve minnetini sunmak istiyorum sizlere.”

Türkan Şoray: “Sinema bir mucizedir”

Gecenin unutulmaz anlarından biri de, bu yılın afişini süsleyen efsane oyuncu Türkan Şoray’ın sahneye gelişinde yaşandı. Uzun ve dinmeyen alkışlarla karşılanan Türkan Şoray, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Türkiye Sineması için bir gurur olduğunu söyledi ve “Antalya’da festivalin kokusu başka hiçbir yerde yaşanmaz. Ben de yıllar önce, ilk ödülümü burada almıştım. Sinema bir mucizedir, insanları birbirine kaynaştırır. İnsanların hayatına dokunur” dedi.