Tarihlerle Marina Abramović’in hayatı

ajandakolik
Read Time9 Minute, 36 Second

Şüphesiz gelmiş geçmiş en ünlü, en popüler ve en şaşırtıcı performans sanatçısı, Marina Abramović’in ta kendisi! Geçtiğimiz hafta İstanbul’a gelen sanatçının Akış / Flux adlı sergisi, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) ve Akbank Sanat iş birliğiyle 26 Nisan’a kadar sanatseverlerle buluşuyor. Sergiyi ziyaret etmeden önce Abramović ile ilgili biraz bilgi almaya ne dersiniz? 

1946
30 Kasım’da eski Yugoslavya’nın Belgrad şehrinde, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Ebeveynleri politik olarak aktiftir. Yugoslav partizanları olan Vojo ve Danica Abramović, 2. Dünya Savaşı boyunca General Tito’nun komünist partisine bağlılıklarını korurlar. Ödül olarak kamu sektöründe yüksek mevkilere getirilirler. Babası devlet güvenlik teşkilatında çalışır, annesi de Belgrad’daki Sanat ve Devrim Müzesi’nin başına geçer.

Marina çocukluğunun ilk yıllarını Ortodoks kilisesinin sadık üyelerinden biri olan anneannesi Milica Rosic’le geçirir.


1952
Kardeşi Velimir doğunca Marina anne ve babasının yanına taşınır. Çocukları büyütmek öncelikle Danica’nın sorumluluğundadır, baba genellikle yanlarında değildir. Baba evinde annesinin sıkı gözetimi altında zor ve mesafeli bir yaşam sürer. Marina, annesinin temizlik ve düzene dair takıntılı yaklaşımını benimsemeye zorlanır.

1953 – 1958
Abramović ailesi bayramları ya da önemli günleri kutlamaz ve duygularını çok ender gösterirler. Buna karşılık, sanata ve kültüre yakın bir duruş sergilerler. Marina küçük yaştan itibaren çizim ve resim yaparak kendisini sanatsal yollardan ifade etmeye teşvik edilir, 12 yaşındayken evde sadece onun için bir atölye kurulur.


1960 – 1965
Çizim ve resim becerisini, çoğunlukla klasik figüratif çiçekli natürmortlar ve portreler yaparak geliştirir.

1965 – 1970
Belgrad’da Güzel Sanatlar Akademisi’nde okur. Figüratif anlatımı bu dönemde giderek soyut bir hal alır. Bulutları resmetmeye başlar ve bu motif okul yıllarındaki işlerinin birçoğunda sürekli değişen formlarda tekrar tekrar belirir.


1970 – 1973
Öğrenimini Zagreb’deki Güzel Sanatlar Akademisi’nde sürdürür ve bu süreçte bedenini sanatı için bir araç olarak kullanmaya başlar, resim ve çizim yapmayı sonunda tamamen bırakır. Vaktinin çoğunu Belgrad’da Tito tarafından kurulmuş bir öğrenci kültür merkezi olan SKC’de (Studenski Kulturni Centar) geçirir. Burada Raša Todosijević, Zoran Popović, Neša Paripović gibi genç kavramsal sanatçılarla tanışır. Ses ve performans deneyleri yapmaya başlar.

1971
Kavramsal sanatçı Neša Paripović’le evlenir ancak 22:00’den sonra sokağa çıkma yasağının uygulandığı aile evinde yaşamayı sürdürür.


1973
Edinburgh’da Alman sanatçı ve eğitmen Joseph Beuys’le tanışır, aynı yıl içinde daha sonra Belgrad’da SKC’de tekrar buluşurlar. Beuys’un happening’leri Marina’da güçlü bir izlenim bırakır, işleri üzerindeki önemli etkisi devam eder. Sınırları yıkan Avusturyalı sanatçı Herman Nitsch’le birlikte çalışır. Aynı yıl Rhythm 10 (Ritim 10) performansını Roma’daki Museo d’Arte Contemporanea Villa Borghese’de gerçekleştirir. Beş performanstan oluşan The Rhythm Series’in (Ritim Dizisi) ilk parçası olan bu performansta, bedenin ve bilincin sınırlarını keşfe çıkar.     

1974
SKC’de Rhythm 5 (Ritim 5) performansını gerçekleştirir. Aynı yıl Rhythm 4 (Ritim 4) Milano’daki Galleria Diagramma’da, dizinin son işi olan Rhythm 0 (Ritim 0) ise Napoli’deki Studio Morra galerilerinde sunulur.

1975
Performans sanatçılarının toplandığı uluslararası bir buluşmaya katılmak üzere Amsterdam’a gider ve orada Alman sanatçı Ulay’la (Frank Uwe Laysiepen, d. 1943) tanışır.
Freeing the Voice (Sesi Özgürleştirmek), Freeing the Memory (Hafızayı Özgürleştirmek) ve Freeing the Body (Bedeni Özgürleştirmek) performanslarını SKC’de gerçekleştirmek üzere Belgrad’a döner.

1976
Paripović’ten boşanır, baskıcı aile evinden kaçar ve Amsterdam’da yaşayan Ulay’ın yanına taşınır.


1977 – 1979
Abramović ve Ulay, Relation Works (İlişki İşleri) ortak başlığı altında çok sayıda iş üretirler. Sanatsal pratiklerinin seyrini belirleyen Art Vital (Sanat Dirimi) manifestosunu kaleme alırlar. Sürekli yolda olma kararı verirler ve sonraki üç yıl boyunca bir karavanın içinde yaşar, çalışır ve Avrupa’yı dolaşırlar.

 Relation Works kapsamındaki işlerden bazıları Amsterdam’daki Stedelijk Müzesi’nde, Belgrad’daki SKC’de, Kassel’de documenta 6’da ve Cenevre’de Musée d’Art et d’Histoire’da gösterilir.

Imponderabilia (Ölçülemeyen) adlı performans, Abramović ve Ulay tarafından Bolonya’daki Galleria Comunale d’Arte Moderna’da gerçekleştirilir.


1980 – 1981
Çift Amsterdam’da bir daireye taşınır ve şehrin sanat hayatında önemli bir rol oynamaya başlarlar. Karavan seyahatlerini de sürdürürler; Avustralya’ya, Büyük Viktorya Çölü’ne gider, oradaki Pintupi kabilesiyle dokuz ay yaşarlar. Aborjin kültüründen etkilenerek Nightsea Crossing (Gecedenizi Kavşağı) performansını ortaya çıkarırlar. Performans ilk olarak Sydney’de New South Wales adlı sanat galerisinde gerçekleştirilir.

1982
Nightsea Crossing Kassel’de documenta 7’de, Düsseldorf, Berlin, Amsterdam, Chicago ve Toronto gibi şehirlerdeki müze ve sergi salonlarında icra edilir.

Abramović ve Ulay vipassana meditasyon tekniğini uygulamak için Hindistan’da Bodhgaya’ya yolculuk ederler, orada Dalai Lama ve onun en eski rehberi tulku Kyabje Ling Rinpoche’yle tanışırlar. Yolculuğun devamında Kuzeybatı Hindistan’daki Rajasthan şehrine ve oradaki Tar Çölü’ne giderler.

1983
Abramović ve Ulay, Nightsea Crossing çalışmalarının yeni versiyonunu beraber gerçekleştirmek üzere, Tibetli Budist rahip Ngawang Soepa Lucyar’a ve Büyük Viktorya Çölü’ne yolculuklarında onlara eşlik eden Aborjin şifacı Charlie Watuma Taruru Tjungurrayi’ye davet gönderirler. Nightsea Crossing Conjunction (Gecedenizi Kavşağında Kavuşum) adlı performans dört gün boyunca Hollanda’daki Fodor Müzesi’nde gerçekleştirilir.

1985
Marina Abramović, Hindistan’da Dharamsala’ya gider. Ulay ile beraber vipassana meditasyonunun farkındalık yaratan unsurlardan esinlendikleri ilk oyunları Modus Vivendi’yi Bern’de, Arnheim’da ve daha sonra Baltimore’da sahnelerler. 1980’den beri performatif pratiklerine paralel olarak video ve fotoğraf üzerine de çalışmaktadırlar. Modus Vivendi aynı zamanda büyük ölçekli bir Polaroid fotoğraf dizisinin başlığı olur.          

1986
Çin’e ilk seyahatlerini gerçekleştirirler. 1980’de Avustralya’daki çöl yolculuğundan beri, Çin Seddi boyunca bir performans-yürüyüş yapma fikri üzerine çalışmaktadırlar. Çin makamlarına destek talebiyle başvururlar ancak başvuruları reddedilir. Altı yıl boyunca sahnelenen Nightsea Crossing, Lyon’daki Musée Saint Pierre d’art contemporain’deki performansla sona erer.

1987
Abramović ve Ulay özel ilişkilerini neredeyse tümüyle koparmış olsalar da birlikte çalışmayı sürdürürler. Çin’e ikinci kez yolculuk ederler ve yürüyüşlerini düzenleyebilmek için yine izin başvurusunda bulunurlar.

1988
Yıllar süren hazırlıkların ardından, The Lovers (Âşıklar) isimli çalışma için Çin Seddi yürüyüşlerine başlarlar. Abramović duvarın doğu ucundaki Shanhai Geçidi’nden, Ulay ise Gobi Çölü yakınındaki batı ucundan yürür. 90 gün sonra buluşurlar. Bu kavuşma, ilişkilerine olduğu gibi 20 yıllık sanatsal işbirliklerine de son noktayı koyar.

1989
The Lovers Amsterdam’da Stedelijk Müzesi’nde ve Antwerp’teki Museum van Hedendaagse Kunst’ta sergilenir.

Abramović’in yeni solo çalışması, Transitory Objects (Geçici Nesneler) olarak bilinen, jeolojinin yanı sıra Çin ve Tibet tıbbının etkilerini taşıyan bir interaktif nesneler dizisidir. Bu çalışma Oxford’daki Modern Sanat Müzesi, Düsseldorf’taki Städtische Kunsthalle, Montreal’deki Modern Sanat Müzesi ve başka birçok mekânda gösterilir.

1990
Paris’e taşınır ancak Amsterdam’daki dairesini de kapatmaz. Önceki yıllarda Doğu felsefesine duyduğu ilgi dolayısıyla, Paris’te Centre Pompidou’da gerçekleştirilen önemli sergi Magiciens de la Terre’e (Yeryüzü Büyücüleri) katılması için davet alır. Grup sergisinden kısa bir süre sonra aynı müzede The Lovers’ın açılışı yapılır.

1991
Berlin’deki  Hochschule der Kunst’ta ve Paris’teki Académie des Beaux-Arts’da misafir öğretim üyesi olur. Transitory Objects üzerinde çalışmasını sürdürmek amacıyla birkaç defa Brezilya’ya gider.

1992 – 1993
Hamburg’daki Hochschule für Bildende Künste’de misafir öğretim üyesi olur. Berlin’de, Neue Nationalgalerie’de sergi açma imkânının yanı sıra daire ve stüdyo tahsisini de içeren bir burs alır.

Tiyatroya geri döner. Charles Atlas’ın yönettiği otobiyografik oyun Biography (Biyografi) Madrid’de yapılan prömiyerin ardından Kassel’deki documenta 9’da sahnelenir.

1994
Biography Paris, Atina, Amsterdam ve Antwerp’teki tiyatrolarda sahnelenir. Abramović ve Charles Atlas, yine Marina’nın hayatı üzerine kurulu olan bir sonraki oyun Delusional (Hayal Dünyasında) üzerinde çalışmak için Belgrad’a giderler.

1995
Oxford’daki Modern Sanat Müzesi’nde retrospektifi açılır.
Cleaning the House (Evi Temizlemek) isimli performansı New York’taki Sean Kelly Gallery’de sahnelenir.


1996
50. doğumgünü kutlamaları kapsamında, Ghent’teki Stedelijk Museum voor Aktuele Kunst’ta Marina Abramović: Objects, Performance, Video, Sound (Marina Abramović: Nesneler, Performans, Video, Ses) isimli retrospektif serginin açılışı yapılır.

1997
Abramović Venedik Bienali’ne, Yugoslavya pavyonunda Sırbistan ve Karadağ’ı temsil etmek üzere davet edilir; ancak Karadağ kültür bakanıyla ters düşünce işbirliğini bozar. Balkan Baroque (Balkan Barok) isimli performansın, Yugoslavya yerine İtalya pavyonunda yer alması ortalığı karıştırır. Abramović bienalin en iyi sanatçısına verilen Altın Aslan ödülünün sahibi olur. Aynı yıl Paolo Cannevari’yle tanışır ve aralarında romantik bir ilişki başlar.


1998
Almanya’nın Braunschweig şehrindeki Hochschule für Bildende Kunste’de öğretim üyesi olur. Zihnin konsantrasyonu ve mevcudiyetiyle yapılan bir dizi egzersizi ve beden ve zihnin arındırılmasını içeren Cleaning the House (Evi Temizlemek) atölyesini geliştirir.

1999
Abramović Hindistan’ın Mundgod şehrinde Dalai Lama tarafından düzenlenen Kutsal Müzik Festivali için Tibetli rahiplerle birlikte bir performans koreografisi yapar.

2000 – 2001
Babası Vojo Abramović kanserden ölür. Ertesi yıl babasına ithaf ettiği video Hero (Kahraman) çekilir. Japonya’daki Echigo-Tsumari Sanat Trienali kapsamında interaktif bir proje olan Dream House’un (Rüya Evi) açılışı yapılır. Rüya evi, düşleri canlandıracak türden renklerle ve değerli malzemelerden yapılma mobilyalarla döşenmiştir. Bu proje kalıcı sergi alanına kabul edilir.

2002
Abramović ve Canevari New York’a taşınırlar. House with the Ocean View (Okyanus Manzaralı Ev) burada Sean Kelly Gallerisi’nde sahnelenir; Abramović, ziyaretçilerin önünde katı bir oruç tuttuğu ve basit görünen gündelik işleri icra ettiği 12 gün geçirir.

2004
Chicago Sanat Enstitüsü’nden fahri doktora alır. Balkan Erotic Epic (Balkan Erotik Epik) video projesini geliştirmek üzere Belgrad’a gider ve New York’taki Whitney Amerikan Sanatı Müzesi’nde düzenlenen 2004 Whitney Bienali’ne katılır.

2005
Seven Easy Pieces (Yedi Kolay İş), New York’taki Solomon R. Guggenheim Müzesi’nde sahnelenir. Bu iş VALIE EXPORT, Vito Acconci, Bruce Nauman, Gina Pane, Joseph Beuys’un yanı sıra Marina Abramović’in kendisine ait yedi performansın yeniden-sahnelenmesinden oluşur. Proje Abramović’in – kendisinin ve diğer sanatçıların performanslarını muhafaza etmenin bir yolu olarak – yeniden-performans üzerine yaptığı çalışmanın ürünüdür.

Art Must Be Beautiful, Artist Must Be Beautiful (Sanat Güzel Olmalıdır, Sanatçı Güzel Olmalıdır) Madrid’deki Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofía’da açılır.

Michel Laub’un işbirliğiyle Biography Remix’i (Biyografi Remiks) Fransa’da Festival d’Avignon’da sahneler.

2006
Abramović ve Canevari New York’ta evlenir.

2007
Danica Abramović Belgrad’da ölür.

2010
Abramović’in pek çok yeniden-performansını içeren kapsamlı retrospektif sergi The Artist is Present (Sanatçı Burada) New York MoMA’da açılır. Sanatçı The Artist is Present adlı yeni performansını sergi süresince icra eder. Bu sergi müzenin tarihindeki en geniş performans sunumudur. Abramović, Marina Abramović Enstitüsü’nü (MAI) tasarlar.

2011
The Artist is Present, Moskova’daki Garage MCA’de gösterilir. Robert Wilson’ın yönettiği biyografik oyun The Life and Death of Marina Abramović’in (Marina Abramović’in Yaşamı ve Ölümü) prömiyeri Manchester Uluslararası Festivali’nde yapılır.

2012
Marina Abramović: The Artist is Present (Marina Abramović: Sanatçı Burada) belgeselinin prömiyeri Utah’ta Sundance Film Festivali’nde yapılır.

Marina Abramović, Balkan Stories (Marina Abramović, Balkan Hikâyeleri) sergisi Viyana’daki Kunsthalle’de gösterilir.

2014
Londra’da Serpentine Gallery’de 512 Hours (512 Saat) adlı sergisi açılır. Bu proje, sanatçının kendi çalışma sürecinden yola çıkan, izleyicilerin de katıldığı bir dizi interaktif egzersizden oluşmaktadır.


2015
İki kapsamlı sergisi açılır: Terra Comunal: Marina Abramovic + MAI São Paulo’daki SESC Pompeia’da, Private Archaeology (Mahrem Arkeoloji) ise Tazmanya’daki Museum of Old and New Art’ta açılır.

2017–2019
Stockholm’de Moderna Museet’de Marina Abramovi—The Cleaner (Marina Abramović – Temizleyici) açılır. Sergi daha sonra Danimarka, Humlebæk’teki Louisiana Modern Sanat Müzesi’ne, Oslo’daki Henie Onstad Müzesi’ne; Bonn’daki Bundeskunsthalle’e, Floransa’daki Palazzo Strozzi’ye; Torun’da Znaki Czasu Çağdaş Sanat Merkezi’ne ve Belgrad’daki Çağdaş Sanat Müzesi’ne taşınır.


2020
Flux/Akış: Marina Abramovic + MAI İstanbul’da Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılır.

Aynı sene gerçekleşecek diğer çalışmaları arasında, Nisan’da Münih’te Bayerische Opera’da prömiyeri yapılacak, daha sonra Floransa, Atina, Berlin ve Paris’te sahnelenecek opera projesi Maria Callas’ın Yedi Ölümü, Eylül – Aralık 2020’de Londra Royal Academy’de açılacak kişisel sergisi After Life (Öldükten Sonraki Yaşam) bulunmaktadır.

0 0
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
Paylaş ki çoğalsın:
Next Post

Akış / Flux adlı sergisi SSM'de ve Akbank Sanat'ta

Vakit geldi. Nihayet İstanbul’da! Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) ve Akbank Sanat; dünyaca ünlü performans sanatçısı Marina Abramović’in ve kurucusu olduğu Marina Abramović Enstitüsü’nün (MAI) Türkiye’deki ilk sergisine ev sahipliği yapıyor. Serginin en önemli özelliklerinden biri de performans sanatçılığının […]