Bir yıl aradan sonra yeni single çalışması ‘Ben Böyle’ yi çıkartan Zeynep Casalini, yıllardır Bodrum’da yaşasa da müzikten hiç kopmadı. Bugün de Ajandakolik’e konuk oldu.

“Sizi özledik!” diyorum, “Niye özlediniz ki? Her şeyden önce ben hep buradaydım” diyor. Aslında haklı! Çok da uzağa gitmiş sayılmaz, Zeynep Casalini. Bodrum’da yaşasa da müzik yapmaya devam ediyor. Hatta bugün daha da yakın çünkü son single’ı ‘Ben Böyle’yi dinler dinlemez onunla söyleşi yapmak için kolları sıvadım ve onu Ajandakolik’e davet ettim. Müzikten aşka, Vedat Türkali’nin torunu olmasından veganlık seçimine kadar pek çok şeyi konuştuk.

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu

Neredeyse dokuz yıl olmuş siz İstanbul’dan ayrılalı. Müzikten kopacağınızı düşündünüz mü hiç giderken?

Sadece insanların gözüne ve kulağına saldırmamayı seçtim. Her yıl en az bir yeni video yaptım. İlgilenen duydu, dinledi. Artık dünyanın bir ucuna bile gitmiş olsanız fark etmiyor, sizi takip edenler biliyor. Ama ben yıllarca gerçek bir menajerle çalışmadım ve asıl eksiğim bu oldu. Şimdi sonunda kendimi bırakabildiğim, beni anlayan ve yola sokan harika bir Bikem’im (Bikem Portakal)  var.

‘Aşk Yayıcam Valla’dan neredeyse tam bir yıl sonra ‘Ben Böyle’ single’ıyla hoş geldiniz. Şarkı 12 saatte yapılmış, öyle mi? Sizden dinleyelim…

Evet, aynen öyle. Necati Karadayı’yla Hayko Cepkin’in Şirince’deki nefis tatil çiftliğindeydik. “Bana artık bi şarkı yaz yaa!” dedim o da sağ olsun 10-12 saat sonra bu şarkıyı yolladı. Hem de evinde içeride uyuyan can oğlu Çınar’ı uyandırmamak için sessizce salonda yapmış besteyi. Tabii ben de o gece o saatte mutluluktan uçtum ve inanamadım. Harika Necati ve Saykolar. Hepsi birbirinden pırlanta adamlar…

Müzik piyasası artık albümden ziyade single’a doğru kaydı. Siz de iki yıldır single çıkaran isimler arasındasınız. Ama galiba bazı şarkıcılar ‘albümlük’! Siz de öylesiniz… Ne dersiniz? İleride bir albüm çalışması, toplama bir şeyler olacak mı? Yoksa yakın mı?

Valla dedim ya ben Bikem ne derse onu yapıyorum artık. Var  projemiz. Hem de bir dolu! Bu yaz hareketli olacak bizim için. O kadar söyleyebilirim ve takipte olun derim.

Bodrum’da hayat nasıl geçiyor? Ne kadar oldu taşınalı? Nasıl karar verdiniz ya da cesaret ettiniz buna?

Ah bu soru…Ben hayat boyu şehir sevmedim. Bodrum’da büyüdüm, gençliğim de her yaz burada geçti. Sonra 2010’da Tahsin’le evlendim ve rüyam gerçek oldu. Bodrum evim oldu. Burada çok ama çok güzel bir hayat var benim için. Hem müzik hem doğa hem annelik hem dostlarım hem de dibine kadar hayat…

“ŞEHRİ BURAYA GETİRMEK İSTEYENLER BENİ SİNİR EDİYOR” 

Şehri hâlâ terk etmek isteyip de edemeyenlere birkaç öneri verebilir misiniz?

Yok hiç öneride bulunmak istemiyorum.  Zira şehri buraya getirmek isteyerek gelenler beni ve benim gibileri sinir ediyor. Buralar şehirleşmesin istiyoruz biz. Gönül isterdi ki yollar toprak kalsın, ağaçlar katledilip yerini sitelere bırakmasın.

Haklısınız. Peki uzaklaşınca buradaki havayı özlediğiniz olmuyor mu?

Oradaki havayı özlüyor olsam dönerdim. Hem de hiç özlemiyorum. Hatta insanların durumuna hayretle bakıyorum. Tam tersine her gün şükrediyorum! Sadece büyük kızım Ceren’i, annemi ve özel dostlarımı özlüyorum.

Geçen yıl bir gazetedeki söyleşinizde “Müzik sektörünün çöp yığınına dönüştürüldüğünü” söylemiştiniz. Sizden bugünkü müzik piyasasının durumunu değerlendirmenizi istesem yine aynı şeyleri mi söylersiniz?

Elbette güzel şeyler de oluyor. Ben, insanlara zorla empoze edilen, anlamsız sözlere, müziklere dayanamıyorum. Çevremde de dayanan yok açıkçası.

Sadece müziğe kanalize olmak yerine siz Bodrum’da bir vegan restoran açtınız; Vegalini. Hâlâ devam ediyor musunuz? 

Vegalini şu an aktif değil. Şimdi Bodrum BABE’e ‘Casalini’nin Vegan Yemekleri’ başlığında bir menü hazırladık. Mümkün olduğunca başında durup, misafirlerimizi ağırlıyorum. Kalan zamanlarımda da şarkı söylüyorum. (Gülüyor.)

BESLENEN BİR VEGANSANIZ HASTA OLMUYORSUNUZ”

Kaç yıldır vegansınız? Türkiye’de vegan olmak ‘pahalı’ değil mi sizce? Veganlara özel satılan ürünler daha çok ‘cafcaflı’ marketlerde, özel reyonlarda satılıyor. (Ben de bir vejetaryenle birlikteyim.)

2009’dan bu yana öldürülmüş bir canlı yemedim. Pahalı değil, hayır. Sadece merak etmek ve öğrenmek gerekiyor. Pazara gitme alışkanlığı edinilirse hele gayet kolay. Nohut haşlayıp buzluğa atma alışkanlığı da kurtarıcı tabii. (Gülüyor.) Her şey diğer türleri sömürmekten ve yemekten daha iyidir. Ki insanlık artık inanılmaz bir yükselişte bu konuda. Farkındalık en önemlisi! Bir kere fark ettiğinizde, geri dönmeniz mümkün değil… 2×2 =4 Bunu değiştirebilir misiniz? Bu derece net aslında. Öyle olmasa vegan propagandası bu kadar engelle karşılaşmazdı. Dünyayı değiştirecek bir farkındalık bu; yiyecek, içecek ve ilaç sektörünü kökten değişime mecbur edecek olan. Uzun konu… Ve en önemlisi de, eğer BESLENEN bir vegansanız hasta olmuyorsunuz. Evet yanlış duymadınız!

Formunuzu nasıl koruduğunuzu da merak ediyorum. Vegan olmak formda kalmayı sağlıyor mu? 
Kesinlikle. Dediğim gibi BESLENMEK en önemli şey. Hamur, şeker vb. şeylerle doldurursanız vücudunuzu, olmaz! Doğru beslenmenin yanına bir de egzersiz eklerseniz hatta, tadından yenmez.

İstanbul’a geldiğinizde burayla ilgili özlediğiniz bir şey oluyor mu? Yoksa İstanbul’un en güzel yanı Bodrum’a geri dönmesi mi?

Bodrum’a geri dönmesiii… (Gülüyor.) Ama ‘Bi Nevi Deli’ var Etiler’de mesela (Ennnnn sevdiğim vegan beslenme mekanı). Orayı özlüyorum.

“TARTIŞMAK, ÖZGÜRLÜK, YARATICILIK DEMEKTİR BENİM İÇİN”

Vedat Türkali’nin torunu, Deniz Türkali’nin kızısınız. Babanız İtalyan şarkıcı Ernesto Casalini ki soyadınız zaten çok havalı!  Hangisinden başlasam bilemiyorum ama dedenizi sormak istiyorum en çok.
Sık görüşebilir miyidiniz? Size kattığı bir şeyler oldu mu hayata dair? Ya da öğütleri…

DEDEM; o kadar çok sözü kulağımda ki… Her geçen gün daha da şaşırıyorum. Nasıl o kadar şeyi taa o zamanlarda biliyordu diye. Ben çocukken (TV daha yeni gelmişti ülkeye sanırım) “Şeker zehirdir kızım, yeme” der beni sinir ederdi. Nereden biliyordu? “İnsanlara güvenme kızım. Öyle parlak görünürler, şöyle biraz tırnağınla kazırsan dökülür o cila, gerçek yüzünü görüverirsin.” Eee? Aynen… Ve binlerce başka şey. Evet o ve canım anneannemle büyüdüm ben Bodrum’da. Benim ben olmamda annem kadar, onların da çok payı var. Çok tartıştık ama çok da anlaştık. Ailem gerçekten özel, hep tartışan… Bu özellikle çok önemli. Çünkü tartışmak özgürlük, yaratıcılık demektir benim için. Eğlenceli bir aileyizdir. Şanslıyım!

Peki ya anne kız ilişkiniz? Sizin kızlarınızla olan iletişiminizde bir benzerlik var mı? Her kadın kendini giderek annesine benzetir. Siz de benzetiyor musunuz?

Valla fiziksel olarak benziyoruz. Annelik konusu farklı. Annem kendine özgü, 68 kuşağı annesidir. Çok ciddi kavgalarımız oldu. Ama birbirimizi anlayınca çözdük, kabullendik. Ben epey çocuklarına hizmet etmeyi seven anne tipiyim. Ceren’le birlikte büyüdük diyebilirim.

“EVLİLİK , TAMAMEN BİR EĞLENCE GECESİ”

Hayata pozitif bakabilen bir insan mısınız? Kırgınlıklarınız çok mu?

Tabii ki kırgınlıklarım oldu ama bunları gözardı ederek yaşamayı öğrendim. İnsanlar hakkında daha çok iyi şeyleri hatırlamak, herkese iyi gelecektir.

Aynaya baktığınızda gördüğünüz kadın, olmak istediğiniz kadın mı?

Hiç bir zaman yeterli olmadım kendime. Ama gerçek inançlarımdan hiç ödün vermeden yaşadığım için, hâlâ gelişmeye, dönüşmeye çok ihtiyaç duyan, kendini seven bir kadınım.

 Ajanda tutar mısınız?

Artık tutmuyorum. Çeşitli defterlerim var. Karalıyorum zaman zaman. Ve bi türlü bitmeyen ödemelerimin çetelesini yazıyorum…

“Yeniden evlenmem” demiştiniz. Evliliğin ilişkileri çok yıprattığı apaçık. Evlenmek gerekli mi ille sizce?

Evlilik tamamen bir eğlence gecesi. Gerisi iki insanın diğer insanlar tarafından ‘sahibi var’ göstergesi… Hiç zorunlu değil bence. Ama bir ilişkiye bağlılık, fedakarlık hissetmiyorsan; bu evlilikle de olmaz. Yani önemli olan bunları hissediyor ve paylaşıyor olmaktır.

Son olarak… Şarkının sözlerinde aşktan canı yanı yanmış, biraz sitemkar bir kadının ‘masalı’ var sanki. Aşkın gözü görmüyor sahiden de, siz yeniden aşık oldunuz mu?

Aşk, kendi şahsına münhasır bir duygu ve sizi nerede nasıl yakalar bilemezsiniz. Bundan sonra gelirse, aşkı hayatıma almadan önce kendisini uzun bir sınava sokacağım.