Türk Müzik tarihinin en önemli seslerinden, ikonik bir figür olan Safiye Ayla, ölümünün 21. yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor. Bunlar arasında hiç kuşkusuz en önemli ve özel olanlarından biri hayatının anlatıldığı ‘Muganniye Safiye Ayla’ belgesel filmi ve adl markasının, sanatçınını tozlu sandıklarından çıkan kıyafetlerinin benzerini tasarlayıp satışa sunması. Elde edilen gelir, Safiye Ayla’nın çok değer verdiği Türk Eğitim Vakfı’na gidecek. Belgeselde sanatçıya hayat veren koleksiyonun da yüzü olan oyuncu Ezgi Çelik’le geçtiğimiz hafta lansmanda bir araya geldik. 

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu
(Üstteki fotoğraf Elif Akça tarafından çekilmştir.)

Safiye Ayla’nın hayatı hakkında bugüne kadar  hiç bilgi sahibi değildik, ta ki 21. ölüm yıldönümünde çekilen bir belgesele kadar: Muganniye Safiye Ayla. Bu kara gözlü, kara saçlı kızın öyle hazin bir hikayesi var ki, içinize işliyor izlerken… Gözyaşlarına hakim olmaksa bir parça zor.  Belgeselde Safiye Ayla’yı oynayan Ezgi Çelik, Ajandakolik‘e konuk oldu.

Türkiye’nin en önemli seslerinden Safiye Ayla’ya ‘Muganniye Safiye Ayla’ belgesel filminde hayat verdiniz.

Proje nasıl gelişti? İşin içine nasıl dahil oldunuz?

Proje Türk Eğitim Vakfı tarafından geliştiriliyor. Önce yönetmesi için Türkan Derya’ya, ondan da bana geldi. Hem çok istediğim ve beklediğim bir yönetmenle çalışmak, hem Türk Eğitim Vakfı ve hem de gerçek bir star Safiye Ayla… Hepsi birleşince “Ne şans!” deyip “Hadi başlayalım” dedim tabii ki. Çok kıymetli bir proje oldu benim için.

Filmi izlerken siz kendinizi Safiye Ayla’ya benzettiniz mi?

Bunu benim söylemem pek doğru olmaz ama ruhunu anlamak için çok çalıştım diyebilirim. O zamanın ruhu, Safiye Ayla’nın kendisi ve bilinmeyen taraflarına çok ağırlık verdim. En önemli kısım bunları içselleştirmekti. Fiziksel benzerlik kısmında işinde profesyonel müthiş bir takım benimleydi zaten.

Daha önce Safiye Ayla’nın hayatı hakkında bir bilginiz var mıydı? Ses
ine aşina mıydınız?

Safiye Ayla’yı Atatürk’le olan hikayesinden, ülkenin en güçlü seslerinden biri oluşundan dolayı tanıyordum. Sesine aşinaydım ama asla hakim değildim. Bir kere bu projeyle beraber musiki ne demek, Türk sanat müziği ne demek, aslında Safiye Ayla ne demek onu öğrenmiş oldum diyebiliriz.

Safiye Ayla’yı canlandırırken ona benzeyebilmek için en çok nelere dikkat ettiniz? Bu trajik hayatta sizi etkileyen en çok ne oldu?

Farklı yaş dönemlerini canlandırdığım için hepsinin zaman dilimlerini inceledim. Çünkü, hem koşullar sürekli değişmiş hem Safiye her döneminde çok başka bir kadın olmuş. O ayrımlar çok önemliydi. Parklarda yatan kadınla, sahne de devleşen kadın aynı ama ruhu farklı. O değişkenliği anlamaya çalıştım. Hayatında beni en etkileyen nokta ise, yalnız ama cesur bir kadın olarak hayatta devleşmesi. Savaşması, pes etmemesi, hem aşk hayatındaki hem de müzikteki müthiş tutkusu. Trajedi diyebileceğimiz her şeyden büyük bir başarıyla tekrar ayağa kalkması. Çok etkileyici bir hayat ve çok etkili bir kadın kesinlikle.

“BİR BİLET AL, BİR EĞİTİM BURSUNA SEN DE ADINI YAZDIR”

Safiye Ayla’nın kıyafetleri TEV öncülüğünde ADL markası tarafından yeniden üretildi. Koleksiyonu nasıl buldunuz? Favorinizi hangisi oldu?

Koleksiyonu da bu fikri de çok sevdim. Safiye Ayla sesi kadar görüntüsüne de çok önem veren bir kadınmış. Bu her halinden belli oluyordu. O yüzdende çok anlamlı oldu. Ve elbette ki gelirinin TEV’e bağışlanıyor olması en değerlisi. Benim favori kıyafetim hepsi. Çünkü hepsi karizmatik ve kendine özgü.


Yakın zamanda yeni projeleriniz var mı? Ezgi Çelik’i bir yerlerde görecek miyiz?

Oyunlarım devam ediyor. Kendi yazıp oynadığım ‘Hoşdeng’ oyunuyla beraber TEV’le ortak projemizi hayata geçirdik. 2019’la beraber ‘HOŞDENG’ bursu başladı. Oyunun her bilet satışının gelirinin bir kısmı bu bursa gidiyor. “Bir bilet al, bir eğitim bursuna sen de adını yazdır.” Bu heyecan dolayısıyla oyunu sık sık oynamak hedefim. Okan Bayülgen’le beraber Dada Kabarett’teki oyunlarımız da devam etmekte.