Sesi de cool, görünümü de! Yapacak bir şey yok, hayatımıza girdi bile… Önce ‘Raf’ şarkısıyla aldı bizi uzaklara götürdü, sonra albüm yaptı, adına ‘Yineleme’ dedi. Aşktan nefrete şarkılarla duyguları ‘tekrar etme’ yolunu seçti. Bu defa Ajandakolik’e Jabbar konuk oldu.

Avrupa’nın önde gelen kış sporları merkezi Bansko’ya (Bulgaristan) gidip de bu söyleşiyi orada gerçekleştirmek isterdik elbette ama ‘yüksek rakımlı geceler’e uzanamadı kollarımız, el sallayabildik en fazla! Bu yıl altıncısı düzenlenen Bansko Skifest’te 23 ve 26 Ocak’ta sahne alan Jabbar‘ı dönüş yolunda yakaladım.

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu

Kış Festivali ‘Bansko Skifest’ten henüz döndün, ayağının tozuyla da Ajandakolik’e konuk oldun. Nasıl geçti? İzlenimlerini alayım hemen senden.

Çok keyifli geçti diyebilirim. Yoğunluktan görüşmeye fırsat bulamadığım birçok arkadaşımla görüşme fırsatı bulabildim. Biraz da kar tatili oldu.

Ezhel, Gazapizm, Mahmut Orhan gibi isimlerle katıldın. Belli bir özellikten dolayı mı; neden siz?

‘Bansko Ski Festival‘de ikinci senemiz oldu bu. Bu kadar keyifli bir Line up’ın dahilinde olmak gurur verici. Sonuçta bu bir kolaj ve skalayı geniş tutmak festivalin daha renkli geçmesini sağlıyor. Ve farklı tarzlar, farklı sesler bir araya geliyor; finalde arkadaş canlısı bir ortam oluşuyor. Bu oluşumun parçası olmak çok keyifli.

Ekşisözlük’te seninle ilgili sadece üç sayfa yazılmış. Yeni yeni mi tanınıyorsun, nedir?

Daha yazılıp söylenecek çok şarkı var demek ki.

Peki tam olarak kimsin sen? Ne kadar zamandır hayatımızdasın? Daha önce nerelerdeydin, ne yapardın?  

Ben hep müzik insanı oldum. 20 yıla yakındır farklı oluşumlarda müzik icra etmeye devam ediyorum. Arkadaşlarla grup kurma, beraber çalma hevesleriyle gitar çalmayı öğrendim. Sonrası, farklı gruplarda cover çalarak kendi şarkılarını bestelemeye çalışarak geçti. Yelkenlilerde çalışma fırsatım oldu ve dünyanın farklı noktalarında müzisyenlerle de çalışabilme fırsatı buldum. Kendi şarkılarımı yazıp kaydetmeye 2000’lerde başladım. Müzik hayatımın merkezinde oldu hep.

İlk solo albümün ‘Yineleme’yi çıkaralı da aslında epey oldu ama son durumu sorayım; geri dönüşler nasıl? Deeperise’la yaptığınız ‘Raf’ kadar ilgi gördü mü albüm?

‘Raf’ benim için çok özel bir şarkı. Deeperise ile ona baktığımız açıdan birçok insan bakabildi diye düşünüyorum.
Bir nevi ortak nokta ve samimiyet buldu insanlar. Kimi bir gitar melodisini sevdi kimi introsunu kimi sözleri kimi arkadaki kuş seslerini kimi de ritmini. Hepimizin oldu. ‘Yinelemeye’ gelince denemekten korkmayan bir albüm oldu bence. Şahane bir ekiple çalışma fırsatı bulduk. Kayıtları Ses Sanayii’nde yaptık. Safa Hendem ile beraber prodüksiyonu üstlendik. Gitarları Safa Hendem, basları Alp Ersönmez, klavye ve pianoları Emin İnal,  vurmalıları Memduh Akatay, yaylıları İstanbul Strings çaldı. Mix, Mehmet Cem Ünal ve Mastering Çağlar Türkmen tarafından yapıldı. Farklı sound yapılarını adapte etmeye çalıştığımız bir sürecin hikayesi diyebilirim. Üzerinde çalıştığımız ikinci klip ver remix projelerimizin de olduğunu düşünürsek yolu uzun, demlendikçe lezzeti artacak bir albüm olduğunu düşünüyorum. ‘Raf’ ve ‘Geçmiş Değişmez’in akustik versiyonlarını da bu şarkılarla zamansal bir bütünü oluşturduğundan, aynı çatı altında sunmanın da tutarlı bir yapı oluşturduğunu söyleyebilirim.

“…AMA HEP GÜNEŞ DOĞUYOR BİR ŞEKİLDE. MUTLULUK ASLINDA BİR SEÇENEK” 

‘Raf’ı loopa alınca 50 defa dinleyebiliyor insan peş peşe… Elektronik altyapısı nefis, senin sesinin baskın olmaması ve müziğe karışması mis! Bu şarkının hikayesini belki onlarca defa sordular ama ben Ajandakolik’e özel sorayım.

Bence bir hikayeler bütünü aslında ‘Raf’. Bir dualite arz ediyor. Hepimizin içinden çıkamadığı, zorda kaldığı ve bunu tekrarladığı dönemler olmuştur. “Elimden ne gelir?” hissi, çaresizliği ve güçsüzlüğü anlatıyor aslında. Ama hep güneş doğuyor bir şekilde. Mutluluk aslında bir seçenek. Kendimizi toparlayıp ağırlıklarımızdan kurtulmanın gerekliğinden bahsediyor.

‘Raf’ ismi de muhtemelen Türk müzik tarihinin en değişik şarkı isimlerinden biri olabilir. Peki akustik versiyonu da diğeri kadar sevildi mi? 

Akustik versiyonun benim için ayrı bir yeri var çünkü müzik hayatım boyunca asıl enstrumanım hep akustik gitar olmuştur ve akustik yapıda ‘Raf’ı sunmanın hikâye bütünlüğüne etkisinin yanı sıra değişik bir sound yapısını da dinleyiciye ulaştırmak için efektif bir yol olduğunu düşündük ve bu versiyon da listelerde kendine güzel yerler buldu.

Şarkının en belirgin ve vurucu sözlerinden yola çıkarak, unutulup gittiğin, rafa kaldırıldığın çok oldu mu? Yoksa ana hikayesi buradan mı geliyor şarkının? 

Tabii ki tecrübe etmişizdir hepimiz bu zor durumları, insanız nihayetinde. Belki de o yüzden çok sevildi ‘Raf’. Herkes kendi hikayesinden bir kesit gördü belki de.

Galiba hepimiz kolay unutulup kolay unutuyoruz her şeyi. Hele ki şu zamanda yaşadığımız her türlü ilişkide. Ne dersin?

Ağır pişen yemekler daha lezzetli oluyor hep. Emek çok önemli. Bir insana sevginin, kıymetin yanında ne kadar emek verirsek o insan bizim için, bir o kadar daha kıymetli oluyor aslında. Daha çok emek vermek lazım galiba…

Instagram’da seni biraz stalklayınca kendini beğenen bir adam izlenimine kapılıyor insan. Snobluk değil bahsettiğim. Kendini fiziksel olarak çekici bulduğun hissi bendeki. Yanılıyor muyum?

Herkes kadar. (Gülüyor.) Instagram pratik bir iletişim aracı oldu hepimiz için. Hissettiklerimizi, gittiğimiz konserleri, yol hikayelerimizi, dinlediğimiz şarkıları, konser takvimlerimizi dinleyiciyle paylaşabildiğimiz bir mecra oldu aslında.

Albüme dönecek olursak tüm şarkı sözleri ve besteler sana ait. Kısa zamanda mı oldu tüm bu şarkılar yoksa uzun soluklu bir dönemden sonra mı albüme gelip kondular? 

Bir fotoğraf albümü gibi algılamaya çalışıyorum aslında ben ‘Yineleme’yi. 6-7 yıllık bir dönemi anlatıyor. ‘Raf’ ve ‘Geçmiş değişmez’ in de albümde yer bulmasının esas sebebi bu.

Yakın zamanda nerelerde sahneye çıkacaksın? 

Bu çarşamba İstanbul’da Angie sahnesinde başlayan Uludağ İzmir, Ankara ve Kıbrıs’a yayılan bir tempo söz konusu. Dileyenler Instagram sayfamızdan takipte kalabilirler.

İstanbul’da mı yaşıyorsun hep? Kaçıp gittiğin bir yerler var mı

Şu an İstanbul’dayım ancak geçen seneye kadar Marmaris’teydim ki bu bana hep kısa da olsa geri dönüp küçük seyahatlerle doğayla buluşma fırsatını veriyor. İyi de geliyor.

Ajanda ya da defter tutuyor musun? 

Kesinlikle tutuyorum. Küçük notlar almayı çok sevmişimdir hep. Farklı kelimeleri yan yana koymak hobim oldu. Melodilerle kelimeleri yan yana koymaya çalışırken şaşırtıcı veya etkileyici olduğunu düşündüğüm kelimeleri veya kelime gruplarını not almak, bana büyük kolaylık olmuştur hep.

2019’un ilk ayını biterken yıl nasıl başladı? Devamında neler olsun? 

Yoğun başladık. Albüm ile ilgili tanıtım çalışmalarımız ve ikinci klip hazırlıklarımız tüm hızıyla sürüyor. Üretime devam ediyoruz. Hali hazırda üzerinde çalıştığımız projeler var. Plak şirketimiz Universal Müzik Türkiye ile planlamalar doğrultusunda ilerliyoruz. Konser takvimi de eklenince kendimize daha da dikkat etmemiz gereken bir dönemden geçiyoruz. O yüzden 2019 çok sağlıklı bir yıl olsun hepimiz için.