Solo konserler, oda müziği resitalleri, binlerce kilometrelik konser yolları, konservatuvarda yetiştirdiği öğrencileri… Bugün yurt dışında göğsümüzü kabartan müzisyenlerden piyanist Gökhan Aybulus’la 10. Phaselis Festivali’nde bir araya geldik. 

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu

Phaselis Antik Kenti’nde festival kapsamında gerçekleşen konserlerin açılış gecesinde Borusan Quartet‘e eşlik eden bir piyanist var karşımda: Gökhan Aybulus. 2013 yılında Anadolu Üniversitesi tarafından Sanat Teşvik Ödülü, 2014 yılında Eskişehir Yunus Emre Rotary Kulübü tarafından Meslek Hizmetleri Ödülü ve 2017 yılında 7. Donizetti Klasik Müzik Ödüllerinde “Yılın Piyanisti” ödülüne layık görülen Aybulus, Amerika, Rusya, Ukrayna, Slovenya, Avusturya, Almanya, İspanya, İtalya, Bulgaristan, Bosna Hersek, Hırvatistan, Azerbaycan ve Çin gibi birçok ülkede konserler vermiş. Memlekette başka piyanistlerin de var olduğunun kanlı canlı, somut kanıtı. Bugün Ajanakolik’te konuğum oldu.

Phaselis Antik Kenti’nde festivalde olmak nasıl bir duyguydu?

Çok büyülü bir ortamdı, biraz sıcak olsa da… Bizim için çok özel bir konserdi. Orada olmaktan çok büyük heyecan duydum.

Borusan Quartet’le birlikte çaldınız. Daha çok tango muydu çaldıklarınız?

Klasik müziğin Arjantin’den Türkiye’ye yolculuğu gibiydi. Borusan Quartet’in değerli üyeleri, Piazzolla’nın birkaç tangosunu çaldılar. Ondan sonra da Ulvi Cemal Erkin’in piyanolu beşlisini seslendirdik. Konserin sonunda da Ertuğrul Sevsay’ın bir tango düzenlemesini çaldık.

Peki, siz kimsiniz? Sizi tanımak isteriz. 

Doğduğum şehir Eskişehir’de okudum. Yüksek lisans-doktora eğitimimi Moskova’da Çaykovski Devlet Konservatuvarı’nda aldım. 2008-2009 yılında mezun olduktan sonra Türkiye’ye geri döndüm. Bursa’da üç buçuk yıl kadar Uludağ Üniversitesi’nde öğretmenlik yaptım. Ardından kürkçü dikkanına Eskişehir’e geri döndüm. Burada da Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevisi olarak çalışıyorum. 2012’den bu yana devam yani…

Borusan Quartet ve Gökhan Aybulus, 10. Phaselis Festivali’nde.

Borusan Quartet’le her zaman bir araya geliyor musunuz?

Aslında neredeyse her sezon konserlerimiz oluyor. Hatta en son Viyana Konzerthaus’ta çaldık. Bu beşinci ya da altıncı konserimiz birlikte. Onlarla çalmak büyük ayrıcalık zaten. Hakikaten büyük bir lüks. Böyle Mercedes’le seyahat ediyormuşsunuz gibi bir şey. Hepsi çok çok iyi müzisyenler. Çok üst kalite müzisyenler. Tabii ki ellerindeki sazların etkisi var ama enstrümanlardan ziyade her biri çok iyi birer oda müziği sanatçısı. İyi müzisyen olmak ya da enstrümanı iyi çalmak, iyi oda müziği yapıyor anlamına gelmiyor. Oda müziği çok farklı bir şey. Dolayısıyla bu dört müzisyen inanılmaz şeyler yapıyorlar. Onlarla çaldığım her zaman onlara daha da büyük hayranlık duyuyorum.

Birmüzisyenin başka müzisyenlere olan hayranlığını böylesine güçlü kelimelerle duymak ne güzel! Bir piyanistin günü nasıl geçer? (Gülüyorum.) Sürekli çalışıyor musunuz?

Her piyanistin günü farklı geçer elbette. (Gülüyor.) Birincil olarak her gün okuldayım. Tatillerde, bayramlarda hep okuldayım. Çünkü çok fazla konsere gittiğim için derslerin telafisini yapıyorum. Arta kalan zamanımda da hani yarım saat bir saat kadar çalışıyorum.

Sadece klasik müzik dinlemiyorsunuzdur elbette. Bu aralar rap müzik iyice gündemde. Siz dinler misiniz?

Rap müzik dinlemem ama cazı ve rock müziğini seviyorum. Mor ve Ötesi, Toto, Scorpions, Metallica, Dream Theater çok dinlerim. Hayatım yollarda geçtiği için, Eskişehir’de havaalanı yok biliyorsunuz, otomobille seyahat ediyorum. Konserlere hep arabamla gidiyorum.  Senede 40 bin-45 bin kilometre yol yaptığımı söyleyebilirim. Arabada yaşıyorum resmen. Klasik müzik dinlemiyorum arabada.

Yakın zamanda sizi nerelerde dinleyebiliriz?

Aslında şunu söyleyeyim; ben, Borusan Quartet’ten Çağ Erçağ ve Erkin Onay bir trio kurduk: Trio Hexis. Onlarla bu sezon altı konserimiz var.  Mesela 1 Ekim’de Enka Kültür Sanat’ta birlikte çalacağız. 12 Ekim’de Karşıyaka Oda Orkestrası sezon açılış konserim var.  23 Ekim’de Opera Sanatçısı Burak Bilgili ile Kapadokya Argos’ta, 29 Ekim’de de  İstanbul Oda Orkestrası ile CRR Konser Salonu’nda konserlerim bulunuyor. Bekliyorum.

Notlarınızı, planlarınızı yazdığınız bir ajandanız var mı?

Cep telefonları hayatımızı teslim aldığından beri maalesef ajanda tutmuyorum.