Geliyooor, geliiiiyooor! Dans etmeye hazırsanız İstanbul’a Dany Brillant geliyor. Şimdiden söyleyeyim, Sevgililer Günü’nde tüm gece dans etmek istiyorsanız bu konseri kaçırmayın… Bir de bu söyleşiyi! Dünyaca ünlü şarkıcıya, henüz Türkiye’ye teşrif etmeden sorularımı yönelttim, bakın neler söyledi… 

Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu 

14 Şubat’ta Zorlu PSM’de sahneye çıkacak olan Fransız şarkıcı Dany Brillant’ı sahnede canlı kanlı ilk kez bir festivalde dinle şansı elde etmiştim. Aman yarabbi! O nasıl enerji… Adamı yerinde tutana aşk olsun! Bir de üstüne konseri izlemeye gelen herkesi sahneye davet etmesin mi! Sonrasını tahmin edersiniz… Tam bir curcuna, herkesin yüzünde kocaman bir mutluluk! O günü ve Danny Brillant’ı hiç unutmadım.

Geçen yıl Çanakkale’de gerçekleşen Troya Festivali’ndeydiniz. Ve şimdi de 14 Şubat Sevgililer Günü şerefine İstanbul’a geliyorsunuz. Türkiye’yi kaç defa ziyaret ettiniz ve buradaki seyirciyi nasıl buluyorsunuz?

Konserler için üç dört defa geldim. Türkler, ritm, caz ve salsanın birbiriyle harmanlandığı Akdeniz şarkılarımı dinlemeyi çok seviyor. 20 yıl olmuş, 1997’den bu yana her zaman şarkılarımı çok seven bir Türk dinleyici kitlesi oldu ve bunu beni çok mutlu ediyor. Bu ülkenin insanlarına şarkılar söylemek her zaman çok zevkli. Hayallerimden biri de Fransız şarkılarını Türk müziğiyle kaynaştıran bir albüm hazırlamak.

Türkiye’yi çok sevdiğiniz konserlerinizde hissediliyor. Buna geçen yıl gözlerimle şahit oldum! 

Kesinlikle doğru! Avrupa ve Asya kültürünün karışımı olması, ülkenizle ilgili en çok sevdiğim şey. Bu sentez bana ilginç geliyor. Türk müziğine, Türk sanatına epey duyarlıyım. Buraya her geldiğimde Topkapı Sarayı’na, Ayasofya’ya ve Sultanahmet Camii’ne gidiyorum. Dünya bu kadar standartlaştırılırken tüm bu muhteşem anıtların korunmuş olması kültürünüzü ortaya koyuyor.

Türk kadınlarını beğendiğinizi söylemiştiniz konserinizde, hatırlıyorum.

Tanıştığım en güzel kadınların, Türk kadınları olduğunu söylemeliyim. Bedenleriyle öyle barışıklar ki… Ayrıca çok da iyi dans ediyorlar. Bu yüzden her konserimde onları dansa kaldırıyorum.

Zorlu PSM’de 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sahneye çıkıyorsunuz. Sizin için de önemli bir gün mü ‘Sevgililer Günü’? O gün sadece aşk şarkıları mı söyleyeceksiniz?

Benim için her gün Sevgililer Günü! İstanbul’da böylesine romantik bir günde olacağım için çok mutluyum. O günün tam anlamıyla romantik olmasını istiyorum. Çiftleri dansa kaldıracağım, bunu söyleyebilirim size. Keşke herkes düğüne gider gibi giyinip gelse… İşin Hollywoodvari kısmına gelirsek; keşke kadınlar ve erkekler birbirlerine “Seni seviyorum” dese… Çünkü bazı erkeklerin uzun zamandır bunu eşlerine söylemediğini düşünüyorum. Elbette ki aşk şarkıları söyleyeceğim. Ama sadece aşk şarkıları değil, başka sürprizlerim de olacak.

İnsanları şarkılarınızla, tavrınızla, dansınızla mutlu ediyorsunuz. Müziğiniz bu canlılığı nereden alıyor? Nelerden ilham aldınız?  

Bir yandan Küba Afrika müziği, buna salsa diyebiliriz; bir yanda İspayol ve İtalyan ezgileri ve elbette caz! Benim bugü yaptığım müziğin alt notalarında bunları bulabilirsiniz.

Elvis Presley’yinkine benzer flörtöz bir tavrınız var sahnede. Ve kadınlar buna bayılıyor, size aşık olmaları içten bile değil. Bu kadar enerjik ve tutkulu olmayı nasıl başarıyorsunuz? 

Ben bir şarkı yazdığımda ki bu yavaş bir şarkı bile olsa, insana dans etme hissi vermeli, vücudunu hareket ettirmeli, melodilerse kalbe hitap etmeli. Dans benim için çok önemli. Çok iyi bir dansçı olmayabilirim ama kendi dans figürlerimi iyi biliyorum.