Putlar Yıkılırken, ‘iki güzel çocuğun’ alabildiğine zor geçen bir dönemde yaşadıklarının, iç burkan romanı.

Bazı zaman dilimleri insanlar, topluluklar, ülkeler ve hatta dünya açısından, ötekilerden zor geçer. Aradan yıllar geçip geriye bakıldığında, bu dönemlerden arkada kalan tortu, işte tam da bu nedenle ötekilerden farklı görülür. Böyle olunca, etkileri de başka hissedilir.

Roman başladığında, Leyla, İstanbul Üniversitesi’nde Hukuk okumaktadır. Sevgilisi Ömer ise Almanya’da gördüğü eğitimi yarıda bırakıp, ülkesinin kaderini değiştirmeye çalışmak üzere Türkiye’ye gelmiş bir delikanlıdır.

Birbirinden güzel bu iki gencin yolları, o aralar Resimli Ay dergisinde ‘putları yıkmanın’ peşinde olan Nazım Hikmet’le kesişecektir.

1929’da başlayıp 1945’de noktalanan ve “insanın bütün hallerini gözler önüne seren” Putlar Yıkılırken, bütün öteki Osman Balcıgil romanları gibi, bir tarihi arka plan üzerine oturuyor.

Birçok katmandan oluşan Putlar Yıkılırken’de, okuyucular 1929-1945 arasını bir serüven gibi okuyacak, 1961 yılının bir gününde de bu serüvenin izdüşümünü izleyecekler.

Farklı bir Nâzım Hikmet’le tanışacağınız Putlar Yıkılırken Destek Yayınları’ndan çıktı.

Yazar Hakkında:

 1955’te İstanbul’da doğdu. Ekonomi eğitimi gördü. Ulusal dergi, gazete ve televizyonların haber bölümlerinde muhabir, editör, yönetici olarak otuz yıla yakın çalıştı. Pek çok ödül aldı. Latin Amerika’da yaptığı çalışmayla, 1988 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Yılın Gazetecisi” seçildi. Sürekli Basın Kartı sahibi.

www.osmanbalcigil.com