Öykü ve roman yazarı Cemil Kavukçu’nun on iki öyküden oluşan son kitabı ‘Balyozla Balık Avı’, Can Yayınları’ndan çıktı.

Yazı: Demet Macunlar
demetm@gmail.com


“Her acının, hırsın, beklentinin, arzunun, yıpratıcı düşlerin yorulup soluğunu tüketeceği bir nokta vardır ve ben oraya varmak istiyorum. Bunun için her şeye katlanacağım. Çünkü aradığım huzur orada.”

Semih Gümüş’ün deyimi ile “dokunduğu her şeyi öyküye dönüştüren” Cemil Kavukçu, yine sokaktaki insanın sıradan hikâyesini en sade, en sahici, en naif biçimiyle anlatıyor  ve yine okurunda siyah-beyaz Türk filmi etkisi yaratıp onları en hüzünlü anların bile gülümsenerek hatırlandığı sevgi dolu maziye götürüyor.

Kavukçu’nun öykülerinde kullandığı yalın ve samimi dil ile kelimeleri özenle seçerek yarattığı atmosfer okuyucuyu hikâyenin geçtiği ortama davet edip ona bir köşede yer açıyor. Tıpkı çocukluğunda görür görmez büyülendiği, dedesinin resminin kendi üzerinde yarattığı etkide olduğu gibi o da okurunu, yaşamın derin anlamını hatırlatan tasvirleriyle cenazede aniden bastıran bir yağmurun kokusuna, bir sessizliğin boğazdaki yumrusuna, dibinden tokuşturulan rakı kadehlerinin çınlamasına, yaşlı bir adamın aceleyle kalkıp paltosunu sandalyenin arkalığında unutmasına tanıklık eder. Tıpkı çocukluğunda dedesinin resmine baktığında köprüden geçen trenin sesini, şelalenin şırıltısını bütün canlılığıyla duyabildiği gibi, biz de anlattığı hikâyelerin renklerini görür, seslerini duyar ve her birinin rüzgârını tenimizde hissederiz.

Cemil Kavukçu öykülerinde sokakta, pazarda, köyde, kasabada, lokantada başınızı ne yana çevirseniz görebileceğiniz insanlar vardır. Silik, renksiz, aleladedir her biri. Oysa hiçbir sürprizi olmadığı düşünülen o sıradan insanların içinde de fırtınalar kopmaktadır.  Onlar da ağır filmlerin ve romanların kahramanları kadar yalnız, hüzünlü, umutsuz, hatta bazen uyumsuz, boş vermiş ve kırılgandır. Bazen bir çemberin içinde, bazen bir kalabalığın dışındadır ve çoğunlukla bulundukları yerden çıkmak gibi bir iddiaları ya da amaçları yoktur.  Sadece yaşamaktadırlar. En düz ve dosdoğru tabiriyle yaşamaktadırlar.

Aslında kitabın içindeki on iki öyküden de bahsetmek isterdim ancak okurun üzerinde bırakacağı etkiyi azaltmaktan, okurken heyecan yaratacak soru işaretlerini şimdiden yanıtlamaktan korkarım. İyisi mi siz bu öykülerin diyarına gitmek için bir an önce yola çıkın.

Cemil Kavukçu, Balyozla Balık Avı, Can Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2019