Söyleşi – Gökçe İrten: “Kim hangi öyküde ‘Ah! İşte bu benim!’ diyecek çok merak ediyorum”

ajandakolik

15 minik öykü… Hem yazdı hem çizdi… Biz onun çizgilerine alışıktık daha çok; şimdi cebinden çıkardığı öykücükleriyle, kendine has resimlerini hikâyeleriyle birleştiriyor. Yaptığı kolaj çalışmalarıyla tanınan tasarımcı Gökçe İrten ile Doğan Egmont’tan çıkan tazecik kitabı “Siz Hiç Bir Kitaba Sarıldınız mı?” hakkında konuştuk. Sosyal mesafenin hüküm sürdüğü korona günlerinde sanatla aramızdaki mesafeyi yakınlaştırmak en güzeli! Kimselere sarılamazken kitaplara sarılmak da yapılacak en iyi şeylerden biri, hiç kuşkusuz! Çocuk kitabı yazarı ve çizeri Gökçe İrten de yeni kitabı “Siz Hiç Bir Kitaba Sarıldınız mı?” ile miniklerin sarılacağı sıcacık bir kitaba imza atıyor. Çocukların hayal gücünü zenginleştirecek öykülerle ve resimlerle arkadaşlık, aile […]

Söyleşi – Sumru Ağıryürüyen: “Şimdinin, köprüden önceki son çıkış olduğu gibi bir hissim var”

ajandakolik

“Sıcacık bir hoş geldin” onun sesi… Uzakları yakın eden, Akdeniz kokulu bir rüzgâr, beyaz bir gece, hüzünlü ama huzurlu, sizi sarıp sarmalayan, büyüten bir ninni gibi, hem anaç hem dost eli… Bugünlerde onun şarkılarını dinlemek biraz da şifa gibi… Sumru Ağıryürüyen ile evlere sığındığımız bugünlerde müzik kariyeri üzerine sohbet ettik. Orçun Baştürk ile birlikte yol aldıkları SO Duo projesinden, geçmişten, hayatımızın bu tuhaf baharından bahsettik. Nilüfer Türkoğlu Bazı söyleşilere hazırlanırken hayranlığım işimin bir adım önüne geçtiği için heyecanım da bir o kadar büyüyor. Çocukken babamın Ezginin Günlüğü kasetlerinde ilk defa sesini duyup daha sonra Yeni Türkü’nün “Süper Baba Film Müzikleri” […]

Söyleşi – Göktuğ Canbaba & Mert Tugen: “Ev zıpzıplarımızı hayal ettik, peki seninki nasıl?”

ajandakolik

Çocukların çok sevdiği yazar Göktuğ Canbaba ve usta çizer Mert Tugen’in bir araya gelmesine vesile olan “Ay’daki Gizemli Kereviz Yemeği” okurlarıyla buluştu. Doğan Egmont’tan yayınlanan kitabın birbirinden renkli karakterleri ve hayal gücünü gıdıklayan hikayesini biz çok sevdik. Bu vesileyle hem Göktuğ Canbaba hem de Mert Tugen ile bir araya geldik. Uzay gizemlerle dolu bir yer… Ay Zıpzıpları merak ve heyecan içinde! Çünkü evlerini ziyarete gelen astronot Dünya’ya geri dönerken arkasında gizemli bir şey unuttu: Peki neyin nesi bu? Ne işi var burada? Niyeti ne olabilir?Yoksa… Çocuk edebiyatının çok sevilen kalemi Göktuğ Canbaba’dan okurlarına zıpır kahkahalar attıracak gezegenler arası bir öykü […]

Söyleşi – Gülsin Onay: “Sonunda mutlaka yeni bir düzen geleceğine inanıyorum”

ajandakolik

Koronavirüs salgınıyla birlikte sosyal mecralarda canlı konserler vermeye başlayan sanatçıların Türkiye’deki ilk ismi dünyaca ünlü piyanistimiz Gülsin Onay oldu. Ondan sonra pek çok sanatçı, Twitter, Instagram gibi kanallardan canlı yayınlar yapmaya, canlı konserler vermeye başladı. Onay’la aylar öncesinden yapacağımız söyleşi, zamanlama olarak hepimizin evlere kapandığı bir döneme geldi ama yüz yüze sohbet edemesek de birbirimize uzaktan sarıldık. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Bu söyleşiyi yayına hazırlarken, o Twitter’da bir başka canlı konseri için yayındaydı. Gülsin Onay’la sosyal medyadaki konserlerinin dışında başka şeyler de konuştuk. Mesela matematik sevgisinden mesela bugünleri geride bıraktıktan sonra yapmak istediklerinden, ustası Ahmet Adnan Saygun’la anılarından da bahsettik. Bugün […]

#EvdeKal Yazarların okumak istediği ve senin için önerdiği kitaplara göz at

ajandakolik

Ertelediklerimizi yapma zamanı, sanata eğilmenin, sanatla kendimizi iyileştirmenin sırası… İşte bu düşünceden yola çıkarak önce edebiyat dedim ve yazarlara sordum: “Korona günlerinde okumak istediğiniz ve Ajandakolik okurlarına önermek istediğiniz kitaplar neler?” Hazırlayan: Nilüfer Türkoğlu Dünyayı çepeçevre saran salgın nedeniyle tüm insanlık zorlu günlerden geçerken #evdekal çağrısına uyarak evlerimize sığınmak ve kendimizle daha çok vakit geçirmek durumundayız bugünlerde. Kimimize bu durum sıkıcı gelse de şunu kabul etmeliyiz; uzun zamandan sonra ilk defa dar vakitlerin yerini geniş zamanlar aldı. Şimdi kendimizle baş başayız. Yönümüzü sanata çevirmenin, okuyamadığımız kitapları raflardan indirmenin günü bugün. Edebiyat dünyasından isimler, hem düşüncelerini, hislerini hem kendileri ve Ajandakolik […]

Söyleşi – Merve Atılgan: “Tomris Uyar doodle’ını yapmam için Google benimle iletişime geçti”

ajandakolik

4 Temmuz 2003’te aramızdan ayrılan Türk yazınının değerli kalemlerinden Tomris Uyar’ın 79. doğum günüydü, 15 Mart yani dün… Google, artık bir gelenek haline gelen önemli günler için hazırladığı doodle’larda tema olarak Uyar’ın doğum gününü belirledi. Ve sosyal medyada yaptığı araştırmalarla illüstratör Merve Atılgan’ı bularak doodle’ını ona resmetti, amaaa… Ama’nı Merve ile yaptığımız söyleşide okuyabilirsiniz. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Günışığı Kitaplığı’ndaki pek çok çocuk kitabında ismine rastlayabilirsiniz: Merve Atılgan. Son olarak Anıl Mert Özsoy’un yazdığı Can Çocuk etiketli “Yeniden Deniz Olmak” kitabını resimledi. Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film-Animasyon Bölümü’nden mezun olduktan sonra illüstrasyonlar ve karakter tasarımları yaptı. 2015’ten bu yana […]

Söyleşi – Herkül Millas: “Kendi mezarımız o denli önemli değil, trajik olan kaybettiklerimizin mezarı”

ajandakolik

Kitabın kapak fotoğrafı bile sizi içeride film gibi bir hikâyenin beklediğini söylüyor aslında. Doğan Kitap tarafından yakın zamanda yayınlanan “Aile Mezarı” kitabının çok sevgili yazarı Herkül Millas’la uzunca sohbet ettik.  Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Ölümü aralıklarla düşünmemin aksine mezarımın nasıl, ne şekilde olması gerektiği üzerine kafa patlatmış biri değilim. Bunda genç olduğum çıkarımında bulunacaksınız muhakkak. Ama insan mezarını düşünür mü? Ya da şöyle söyleyeyim, tüm aile aynı mezarda olmayı, kuşaklarca aile mezarında “birlikte yatmayı” hesap eder mi? Bunu tıpkı bu romandaki gibi dedeler yapıyor sanırım! Çünkü ben hiç düşünmedim… (Ailemde düşünen oldu mu peki?) Bugüne kadar Türk ve Yunan ilişkileri üzerinde […]

Söyleşi – Mine Söğüt: “Erkeklerden bir şey istemek yerine isyan etmekten yanayım”

ajandakolik

Bu söyleşiyi hazırlarken henüz kitap elime geçmemiş, lansman davetine de gidememiştim. Bundan birkaç gün önce sayfaları karıştırabildim ancak. Mine Söğüt’ün son kitabı “Alayına İsyan”, yazdığı köşeyazılarında altı çizilebilecek denli güçlü ifadeleri bir araya getiren, kendi deyimiyle bir tür aforizmalar kitabı. Türk Edebiyatı’nın güçlü seslerinden Söğüt ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftası kapsamında masaya bi’ dolu şey koyduk. Sanatta “kadın” olmaktan Dünya’nın yaşadığı bu felaket çağına, yeni yayınevinden oyun yazarlığına bi’ dolu şeyi… İyi okumalar! Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Şöyle diyor, “Alayına İsyan”ın en başında Mine Söğüt: “2013 baharında, Cuhuriyet gazetesine yazı yazmaya başladıktan birkaç hafta sonra Gezi süreci başladı. O […]

Söyleşi – Nebil Özgentürk: “Kadınımızın Hatıra Defteri ‘kadınca’ meydan okuyan hikâyeleri anlatıyor”

ajandakolik

Uzun zamandır söyleşi yapmak için iletişim kurduğum isimlerden biri, Nebil Özgentürk. Sağ olsun 2020’ye girerken beni kırmamış, sesli mesajla Ajandakolik takipçilerine yeni yıl mesajı göndermişti. Nihayet onunla söyleşi yapma fırsatım oldu. Üstelik 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelmesi de ne iyi oldu! “Kadınımızın Hatıra Defteri”, onun son projesi. Bu defa hayatı yoğuran, şekillendiren, sanata, bilime, doğaya, yani yaşama yön veren onlarca kadının hikâyesini ekranlara taşıyor. Nebil Özgentürk, Ajandakolik’te…  Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Geçen yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftası boyunca Ajandakolik olarak aralarında arp sanatçısından kitabevi yayın yönetmenine, yazardan şarkıcıya 8 kadınla söyleşi yapmıştım. Bu yılsa söyleşi yaptığım isimlerden […]

Söyleşi – “Mehmet Ergen’in kadın yazar ve yönetmenlerden yana yaptığı bu tercih tarihi bir öneme sahip!”

ajandakolik

Her ne kadar kötü haberlerle dolu endişeli bir hafta geçirsek de güzel şeylerin olabileceğine olan inancımızı kaybetmiyoruz. Geçtiğimiz günlerde Şehir Tiyatroları‘nın yeni Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Ergen’in 2020 sezonunda kadın yazar ve yönetmen ağırlıklı oyunların oynanacağına dair yaptığı basın açıklaması 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasını çok daha anlamlı kıldı, yüzümüzü güldürdü. Tam da bahara ve sanata yakışan bir haberdi! Ben de bu vesileyle sezonda oyunları oynanacak üç kadın yazarın kapısını çaldım. “Yaşasın kadınlar!” diye söze başladık, “Yaşasın kadın gücümüz” diye söyleşiyi noktaladık. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Biri yıllarını tiyatroya vermiş ve yazardan, dramatugdan, yönetmen titrlerinden ziyade kendi deyimiyle daima “tiyatrocu” […]

Söyleşi – Hollywood filmlerinde Batu Şener imzası: “Bestecilik yalnız bir meslek”

ajandakolik

Fotoğraf: Raphael Brochard Batu Şener ismini duyanlarınız vardır elbet, ama şimdiiii duyan duymayan herkesi böyle alalım. O, Hollywood film müziklerinin bestelerine ismini yazdırmış genç bir Türk müzisyen. Son olarak geçtiğimiz hafta vizyona giren ve başrolünü Harrison Ford’un oynadığı, en iyi bildiğimiz Jack London romanı  “Vahşetin Çağrısı”ndan uyarlanan filmin müziklerinde kendi besteleriyle yer alıyor. Hepsinin bu kadar olduğunu düşünüyorsanız söyleşimize kulak verin. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu  Hiç kuşkusuz bazen izlediğimiz filmlerde müzik, en güçlü hikaye anlatıcısı rolünü üstleniyor. Uzun cümlelere, hatta kelimelere bile ihtiyaç olmadan müzikle her şey çok daha saf ve gerçek anlatılabiliyor. Hollywood’da koca bir ekibin parçası olan İzmirli bir […]

Söyleşi – Burcu Görek & Dilşad Çelebi: “Biz, uyandığında sesi olmayan bir kadının kafasından geçenleriz”

ajandakolik

Benim soracak çok sorum, onların verecek çok cevabı vardı. Geçtiğimiz hafta Koma Sahnesi’nde prömiyer yapan “Uyandığımda Sesim Yoktu” oyununun başarılı oyuncuları Burcu Görek ve Dilşad Çelebi, Ajandakolik’teki en yeni konuklarım oldu. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Her Sevgililer Günü’nde “Kadınlara pırlanta alın!” reklamlarıyla donatılan ve aşkı, sevgiyi tek taşla bütünleştiren (!) bu ülkede 2019 yılında 328 kadın en yakınları olan erkekler tarafından öldürüldü. 712 kadın seks işçiliğine zorlandı, 232 kadın taciz edildi, 630 kadına şiddet uygulandı. (Bianet’in verilerine göre.) Hayatı, omuzlarında bastırılmış kimlikleriyle yaşamak zorunda bırakılan kadınların çetelesini ise bilen yok. “Uyandığımda Sesim Yoktu“, sesi olan ama aslında sesi olmayan, baskı gören […]

Söyleşi – Nuran Evren Şit: “Bir filmi ya da diziyi çok beğendiğimizde senaryo yazarı aklımıza gelmez”

ajandakolik

Ne yalan söyleyeyim ikinci filmi bu kadar iyi beklemiyordum! Genellikle seri filmlerin hep ilki sevilir ya  “Aşk Tesadüfleri Sever 2” önyargılarımı yerle bir etti. Filmden çıktıktan sonra ilk düşündüğüm şey senaristiyle mutlaka söyleşi yapmam gerektiğiydi. Ve Nuran Evren Şit’le bir an önce irtibata geçtim. İsveç Türkiye arası mailleşmelerde bir sorumda bana şöyle cevap veriyordu: “Bir filmi ya da diziyi çok beğendiğimizde senaryo yazarı aklımıza gelmez. ‘Film güzeldi’ der geçeriz.” Oysa ben geçmemiştim, aklıma ilk o gelmişti. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Hikâye çok önemli! Eğer ortada elle tutulur bir metin yoksa ne o diziden ne o filmden bir şey çıkıyor. Unutulup gidiyor […]

Söyleşi – Ayşegül Cebenoyan: “Sinema ve çocuk, Cüneyt’in isminde buluştu”

ajandakolik

Cüneyt Cebenoyan’a özlemle…  Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Artık hayatta olmayan, tanıyıp da sevdiğiniz biri hakkında söyleşi yapmak zor. Ama daha da zoru bu söyleşiyi yaptığınız kişinin, onun en yakını, canı ciğeri, karısı olması…  3 Ağustos 2019’da, tam da doğum günümden bir gün sonra değerli sinema yazarı, gazeteci Cüneyt Cebenoyan’ı trafik kazasında yitirdiğimizi öğrendiğimde uzun zamandan beri bu kadar üzülmemiştim. Arkadaşlığımız olmasa da arasıra sohbet etmişliğimiz vardı. Hep gülümser, hep selam verir, pek çok insanın aksine göz temasından kaçınmaz, sohbetini esirgemezdi. Hani bazı insanları pek tanımadan seversiniz, bir şekilde onlara içiniz ısınır ya, işte ben onu çok da tanımadan sevenlerdendim! Sonra gitti, […]

Söyleşi – Özlem Öçalmaz: “Amadeus benim için bir hayat okulu oldu”

ajandakolik

  2020’nin hiç şüphesiz en iddialı yapımlarından biri olan “Amadeus” oyunu, Çolpan İlhan-Sadri Alışık Tiyatrosu ve Piu Entertaiment iş birliğiyle bu akşam perdelerini açıyor. Oyunun başrollerinden Özlem Öçalmaz ile kuliste bir araya geldik. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Ben bu söyleşiyi yaptığımda henüz genel provayı izlememiştim. Şimdi bir yandan düzeltisiydi, fotoğrafıydı uğraşırken bir yandan da “Amadeus”un ete kemiğe bürünmüş halini nihayet sahnede görmüş olmanın tadını çıkarıyorum. Bugün büyük gün! İlk üç günün biletleri çoktan tükenen “Amadeus” için “Ve perde!” demenin zamanı… Ama hemen öncesinde karşımda Mozart’ın karısı Maria Constanze, bol pudralı yüzüyle beni selamlıyor, biraz poz kesiyor hatta birlikte kesiyoruz! Alkışlar lütfen… […]

Söyleşi – Ayşegül Cengiz Akman: “Karşınızda çene ishaline tutulmuş, kontrolsüz şekilde konuşan bir kadın var”

ajandakolik

Ajandanıza not edin. 24 Ocak 2020 tarihinde Apartman Sahne’de “Tekinsiz” isminde, hiç de tekin olmayan bir kadının oyunu var! Aman dikkat, akıl hastanesinden kaçmış diyorlar. Üstelik bir de tiyatro sahnesine çıkmış, oyun oynuyor. Ayşegül Cengiz Akman, adeta bir kadın Şarlo olarak karşımızda. Hem yazıp hem yönettiği ve tek başına sahnede oyunculuk şovu yaptığı “Tekinsiz” oyunuyla kalbinizi çalacak! Söyleşi: Nilüfer TÜRKOĞLU Hayran kaldım! Uzun zamandır sahnede bu kadar kıvrak bir oyunculuk izlemedim. Üstelik sadece oynamakla da kalmıyor. Oyunun yazarı ve yönetmeni kendisi… Mevzu bahis başarılı bir kadın olunca, onu sabaha kadar överim sanırım. Ayşegül Cengiz Akman, “Tekinsiz” oyunuyla akıl hastanesinden kaçan […]

Söyleşi – Mine: “Kadın mutlu değilse kaos başlıyor. Ben 90’larda kadın olmayı özlüyorum”

ajandakolik

Hepimiz onu “Ajlan Mine”nin Mine’si olarak hatırlıyoruz daha çok. Oysa Mine Çağlıyan’ın müzik yolculuğu yıllarca devam etti… 2008’de çıkardığı albümü “Benim Günüm”den sonra uzun süre sessiz kalan Mine, nihayet 2019’a veda ederken yepyeni bir albümle özlediğimiz sesini duyurdu. Ajandakolik’te bugün konuğum 90’lardan bir renk: Mine…   Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Bugün sizi biraz geçmişe götürüyorum. Türk Pop Müziği’nin en iyi yıllarına… 1993 yılında Raks Müzik etiketiyle çıkan kasetin adı ‘Aşk Olsun’. Ön yüzünde siyah şapkalı iki genç kız gülümsüyor: Ajlan ve Mine. Nostalji bu ya, 90’arda genç olan pek çok müzikseverin hatırlayacağı isimler onlar… Oya Bora, İzel Çelik gibi ikililer hafızamızdan silinmiyor […]

Söyleşi – Hülya Sözer: “Ürettiğimiz eserlerle rahatsızlık vermeliyiz”

ajandakolik

Onunla tanışmam henüz çok yeni. Aralık başında çıkan özel ciltli Hayvan Çiftliği kitabının sayfalarına hayat verenlerden biri. Orwell’in kitaptaki meşhur hayvan karakterlerini seramiğiyle figürleştiren adeta canlandıran bir sanatçı o. Hülya Sözer’i kitap bahanesiyle daha yakından tanımak ve bambaşka işleriyle sizleri tanıştırmak istedim. Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Seramik sanatçısı Hülya Sözer’in çalışmalarının peşinden gidiyorum bu defa… Özellikle insanın içini ürperten kadın portreleriyle çamura bambaşka bir boyut kazandıran bu genç ve başarılı kadın, seramikle bağ kurmamı sağladı. Sözer ile provokatif sanattan geçtiğimiz hafta 120 bin dolara satılan ‘muz‘a, ‘Hayvan Çiftliği’ kitabının oluşum sürecinden kendi atölye çalışmalarına uzanan bir söyleşi yaptık. Ajandakolik’te konuğum sanatı […]

Söyleşi – Nedim Gürsel: “Özgürlüğün olmadığı yerde yaratıcılık da sanat ve edebiyat da olmaz”

ajandakolik

Nedim Gürsel, son kitabı Mehdi’yi Beklerken’de izlenimleriyle okuru İran’ın kadim kentlerinde dolaştırırken aynı zamanda önemsediği yazarların yapıtlarının içine sokuyor. Ajandakolik’e konuk olan Gürsel ile Sâdık Hidayet, Furuğ Ferruhzad ve Hayyam’ın izinde önce İran’ı dolaşıyor, ardından İstanbul’a dönerek Sait Faik’ten ve Paris’teki yaşamından konuşuyoruz.  Söyleşi: Batuhan Sarıcan Fotoğraflar: Nilüfer Türkoğlu Nedim Gürsel’in gezi yazılarının edebiyatımızdaki yeri çok özeldir. “Edebiyat” diyorum, çünkü “gezi yazısı” türünün yabana atıldığını, bu türün “ne olmadığını” nitelikli eserleriyle ortaya koyuyor. On beşin üzerinde gezi kitabı bulunan Nedim Gürsel, bu sefer İran ‘notları’yla bizimle buluştu. İzlenim ve düşünceleriyle okuru İran’ın kadim kentlerinde dolaştırırken aynı zamanda önemsediği yazarların yapıtlarının […]

Söyleşi – Banu Bozdemir: “Herkes yazar olmak zorunda değil, iyi bir okur da olabilir”

ajandakolik

  Oturmuşuz şöyle karşılıklı, çaylar önümüzde. Dedim, “Bir sürü kitap çıkıyor bu arada.” Dedi, “Öyle. Ama en çok da çocuk kitabı. Ünlüsünden annesine, moda oldu çocuk kitabı yazmak.” Hak veriyorum Banu’ya. Bu düşüncesi, muhalefet olmak istediğinden ya da kendisinin yıllardır çocuk kitapları yazmasından kaynaklı değil. Çocuk kitabı ‘çıkarmanın’, “şunu da yapayım, eksik kalmayayım”cılıktan gelmesinden rahatsız. Arkadaşım, sinema ve çocuk kitapları yazarı Banu Bozdemir’le bu şaşırtıcı ‘patlama’dan yola çıkarak sohbet ettik. Siz de okuyun, söyleşimize ortak olun istedim… Söyleşi: Nilüfer Türkoğlu Banu’yla olan arkadaşlığımız epey eskiye dayanır. Nereden baksanız bundan 10 küsur yıl öncesine. Türkiye’nin ilk haber sitesi sloganıyla yola çıkan […]