17 Ekim’de Babylon’da ve Summart Sanat Merkezi’nde iki konser ile başlayan 29. Akbank Caz Festivali, 27 Ekim’e kadar sürüyor. 130’dan fazla sanatçının performansıyla 36 ayrı mekanda gerçekleşecek. Festival kapsamında ayrıca 3 söyleşi ve 25 atölye çalışması hayata geçecek.

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali 29. kez şehri cazın farklı renkleriyle buluşturacak. Kurulduğu günden bu yana sanatı ve sanatçıyı destekleyen Akbank’ın en uzun soluklu kültür sanat projelerinden biri olan Akbank Caz Festivali, yepyeni ritim ve renkleri içeren zengin programı ile 17-27 Ekim tarihleri arasında gerçekleşiyor. 29. Akbank Caz Festivali’nin ikinci haftasında; The James Carter Organ Trio, Jakob Bro Trio, Charles Lloyd Sky Trio, Sarah McCoy, Kerem Türkaydın, Bugge Wesseltoft & Erkan Oğur & Friends, Louis Sclavis Quartet, Pecović & Kanacki Guitar Duo, Kerem Görsev Trio, Maisha, Bebop Project, Zuhal Olcay feat. Güvenç Dağüstün, KOKOROKO  gibi sanatçı ve gruplar sahne alacak.

Organizasyonu ve içerik programlaması Pozitif iş birliğiyle gerçekleştirilen 29. Akbank Caz Festivali’nin yine ilk haftasında programa bu yıl eklenen Caz Mutfakta’nın yanısıra Liselerde Caz, Akşamüstü Caz, Caz Odada, Cazlı Brunch, Atölye çalışmaları ile farklı mekanlarda renkli konuklarla söyleşiler gerçekleştirilecek.

21-27 EKİM KONSERLERİ

THE JAMES CARTER ORGAN TRIO

21 EKİM/PAZARTESİ/20:30

ZORLU PSM TURKCELL PLATINUM SAHNESİ

 Çağdaş cazın en sofistike emprovizatörlerinden, virtüöz saksafoncu James Carter ve kendisinin bugüne kadarki en uzun soluklu grup projesi olan James Carter Organ Trio, bu yıl Akbank Caz Festivali sahnesinin heyecan verici isimlerinden. Grubun beyni James Carter, efsanevi Ben Webster’ınkileri andıran hızlı ve tutkulu sololarıyla tanınmasının yanı sıra, duygu yüklü melodilerin de hakkını veren bir yıldız. 2011 tarihli  “Caribbean Rhapsody” albümüyle, saksafon virtüözitesini, Porto Rikolu besteci Roberto Sierra’nın konçertosuna da yansıttı. Aynı yıl içinde, James Carter’s Organ Trio’nun son albümü “At the Crossroads”u yayınlayarak köklerine döndü. Carter’a eşlik eden, Detroit’in yükselen isimlerinden Gerard Gibbs’in maharetli klavyesi ve Alex White’ın güçlü davullarıyla James Carter Organ Trio; 17 yıllık grup ruhunu hız kesmeden sürdürüyor. Yaratıcılıktan güç alarak derin bağlar kuran, kusursuz enstrüman hakimiyetleri ile izleyicide hayranlık uyandıran bu üçlünün her performansı ayrı bir şölen.


JAKOB BRO TRIO FEAT. JOEY BARON & THOMAS MORGAN

22 EKİM/SALI/20:30

ZORLU PSM TURKCELL PLATINUM SAHNESİ

Bugüne dek pek çok prestijli ödüle layık görülen, ECM’in önde gelen sanatçılarından Danimarkalı müzisyen Jakob Bro önderliğindeki üçlü, müzik yaparken her zaman derinlere inmenin peşinde. Bu ortak tutku etrafında bir araya gelen gitarist Jakob Bro, kontrbasçı Thomas Morgan ve davulcu Joey Baron, her şeyden önce müziklerinin nefes almasına ve bu sayede kendine yepyeni, eşsiz bir yol yaratmasına izin veriyorlar. Bu yenilikçi müzik çoğunlukla emprovizasyondan beslenirken, Jakob Bro Trio’nun şarkıları gücünü her zaman duyguların derinliğinden alıyor. New York Times’ın “büyüleyici” olarak nitelendirdiği albümleri “Streams”in başarısının ardından, dünya cazının önemli sahnelerinden New York’taki Jazz Standard’da canlı kaydettikleri son albümleri “Bay Of Rainbows”u geçtiğimiz yıl yayınlayan üçlü, bu sonbahar Akbank Caz Festivali sahnesinde olacak. ECM’in 50. yıl kutlaması kapsamında gerçekleşecek ve Jakob Bro Trio’nun eşsiz ruhunu yansıtacak bu ilham verici performansa siz de mutlaka tanıklık edin.


CHARLES LLOYD SKY TRIO, FEATURING GERALD CLAYTON & MARVIN SEWELL

23 EKİM/ÇARŞAMBA/20:30

CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU

Cazın efsane müzisyenlerinden, saksafon ve flüt virtüözü, besteci Charles Lloyd’un eşsiz yeteneği, tıpkı Carlos Santana’nın dediği gibi, onu uluslararası bir hazineye dönüştürdü. Lloyd, avangart emprovizasyonları ile 1960’larda ilk çıkışını yaptıktan sonra, kariyerinin en parlak yıllarını yaşadığı 1970’lerde inzivaya çekildi. Big Sur, California’da geçirdiği bu dönemde sadece The Beach Boys’un albümlerinde kendini gösterdi. 1989’da ECM çatısı altında yaptığı ilk albümü “Fish Out of Water” ile on yıllık sessizliğine son verdi ve kariyerinde yepyeni bir sayfa açtı. Yaşam deneyimiyle olgunlaşan derinlikli müziğiyle sahnelerden bir daha hiç ayrılmayan cazın usta ismi, bugün 81 yaşında ve müzik yolculuğunun zirvesinde. Bugüne kadar pek çok ikonik albüme imza atan ve son albümü “Vanished Gardens”ı geçtiğimiz yıl yayımlayan efsaneyi, Akbank Caz Festivali’nde Gerald Clayton ve Marvin Sewell eşliğinde izlemek için geri sayım başlasın!


SARAH MCCOY

23 EKİM/ÇARŞAMBA/21:30

BABYLON

Beat Kuşağı’nın şiirlerden ve yollardan beslenen ruhu, Sarah McCoy’un müziğinde yeniden hayat buluyor. Doğup büyüdüğü Charleston’dan 20 yaşında otostopla ayrıldıktan sonra yollara düşen müzisyen, barlarda piyano çalarak puslu sesiyle şarkılar söylediği California ve New Orleans yıllarında müziğini giderek olgunlaştırdı. McCoy’un, Tom Waits, Amy Winehouse, Leon Russell ve Nina Simone gibi efsane isimlere özgü bir derinliğe sahip güçlü vokali, ilk kez 2013’te Fransız yönetmen Bruno Moynie tarafından keşfedildi. Bu keşif, daha sonra bir kısa film ve Fransa turnesi ile taçlandı. Sarah, 2017’de Jarvis Cocker ve Grammy ödüllü yapımcı, deneysel piyanist Chilly Gonzales’in albüm lansman konserinde açılışı yaptı. Feist, Manu Chao, Seu Jorge, Jane Birkin, Jamie Lidell gibi sanatçıların önemli albümlerinin mimarı olan yapımcı Renaud Letang ile “Blood Siren” adlı albümünü de aynı yıl yayımladı. Letang’ın yanı sıra Chilly Gonzales’in de eş prodüktörü olduğu bu albümle büyük beğeni toplayan Sarah McCoy’un İstanbul’daki bu ilk konseri kaçmaz.


KEREM TÜRKAYDIN  “CANDID MUSIC”

24 EKİM/PERŞEMBE/19:00

AKBANK SANAT

 Türkiye’de cazın başarılı temsilcilerinden olan ve hayatının her döneminde müziği doludizgin yaşayan Kerem Türkaydın; bugüne kadar Toygar Işıklı, Sıla, Grup Gündoğarken, Yıldız Tilbe, Mirkelam ve Zeliha Sunal gibi isimlerle birlikte çalıştı. Ayrıca, Cem Tuncer, Elif Çağlar, Neşet Ruacan, Ediz Hafızoğlu, Önder Focan gibi caz sahnesinin önde gelen müzisyenleriyle de sahne paylaştı. Bir yandan müzik aranjmanları, reklam müzikleri gibi farklı formatlarda üretimler yapan sanatçı; ödüllü müzisyen Cem Tuncer ile birlikte dizi ve film müzikleri hazırlamaya da devam ediyor. Başarılı müzisyen, yıllardır yaptığı güçlü iş birliklerinin ardından, geçtiğimiz yıl, tüm besteleri kendisine ait olan ve gitarlarını kendisinin çaldığı, sekiz parçalık enstrümantal albümü “Candid Music”i yayımladı. Bu albümde kendisine, davulda Ferit Odman, kontrbasta Kağan Yıldız, piyanoda Adem Gülşen, alto ve soprano saksafonda Serhan Erkol ve misafir olarak albüme katılan, klarnette Göksun Çavdar, trompette İmer Demirer, flugelhorn’da Şenova Ülker, trombonda Emre Kayhan ve obuada Seyid Mas eşlik etti. Bu özel albümden parçalarla örülü bir festival sahnesi şimdi sizi bekliyor.

BUGGE WESSELTOFT & ERKAN OĞUR & FRIENDS

24 EKİM/PERŞEMBE/21:00

MODA SAHNESİ

Norveçli usta müzisyen Bugge Wesseltoft, sanatçıların her zaman kendilerine özgü ifade biçimlerinin peşine düşmeleri gerektiğine inanıyor. Müzik kaşifi Wesseltoft, modern caz çerçevesinde bugün başlı başına bir stil olarak kabul gören Kuzey cazı janrının doğuşuna ve şekillenmesine de ciddi katkılarda bulundu. 1990’ların başından bu yana post-modern bir dönüşümden geçen kariyerinde her zaman eşsiz bir sound yaratmayı başardı. Yeni keşiflere adadığı ikonik projesi “New Conception of Jazz” ve kurucusu olduğu plak şirketi Jazzland Recordings ile bugün cazın nabzını tutan müzisyenler arasında yerini koruyor. Rymden’e hayat veren isimlerden de biri olan Wesseltoft, ayrıca Henrik Schwarz ve Dan Berglund ile trio çalışmaları yapıyor. Aralarında Erik Truffaz ve İlhan Erşahin gibi müzisyenlerin de bulunduğu dostlarıyla sürdürdüğü diğer projesi “Bugge & Friends”in performansları ise Wesseltoft’un en ilham verici işleri arasında. 2018’de İstanbul’da tanıştığı ve hayranlık duyduğu Erkan Oğur’la yepyeni bir birlikteliğe imza atmak üzere adım atan sanatçı, bu sürpriz iş birliğinin ilk konserini Akbank Caz Festivali sahnesinde vermeye hazırlanıyor. Basta Alp Ersönmez ve davulda Volkan Öktem eşliğinde gerçekleşecek konserde yepyeni bir müzik diyaloğuna tanıklık edeceksiniz.

LOUIS SCLAVIS Quartet ‘Characters on a Wall’

24 EKİM/PERŞEMBE/21:30

BABYLON

ECM’in efsanevi sanatçılarından, klarnetçi, saksafoncu, besteci ve emprovizatör Louis Sclavis; ilham verici plak şirketinin 50. yaş kutlamaları için, etkileyici grubu Louis Sclavis Quartet ile Akbank Caz Festivali’nin konuğu oluyor. Soft Machine, Sun Ra ve Art Ensemble of Chicago’dan aldığı ilhamla müzik kariyerine 1975’te başlayan Louis Sclavis; 80’lerin başlarında Henri Texier Quartet, the Compagnie Lubat, Chris McGregor’s Brotherhood of Breath, Michel Portal, Tony Oxley, Evan Parker, Peter Brötzmann, Enrico Rava ve Tomasz Stańko gibi pek çok topluluk ve müzisyenle birlikte çaldı. 1984’te ise kendi gruplarını kurmaya başladı ve o günden bu yana çeşitli grup formatlarında çalışmalarına devam ediyor. Sclavis, festivalde birlikte sahne alacağı grubuyla, son albüm projeleri “Characters on a Wall”dan performanslar sergileyecek. Bu albümün ilham kaynağı olan Ernest Pignon-Ernest, Fransa’da sokak sanatının öncülerinden olmasının yanı sıra Louis Sclavis ile uzun soluklu iş birliklerine imza atan bir sanatçı. Sclavis, “Characters on a Wall”daki sekiz parçayı, sanatçının işleri arasından seçtiği sekiz kolaj için besteledi. Çarpıcı melodiler ve sanat ilhamıyla dolu bu kutlama gecesinde siz de bize katılın!

PECOVIĆ & KANACKI GUITAR DUO

25 EKİM/CUMA/19:00

AKBANK SANAT

 Gypsy swing’den Balkan cazına ve caz rock esintilerine uzanan etkileyici bir stil birlikteliği, ödüllü gitarist Mladen Pecović’in müziğini eşsiz kılıyor. Çağdaş caz izleyicisine hitap edebilen bu özgün sound, onlarla sezgisel bir diyalog kurabilmeyi de başarıyor. Pecović, sahne performanslarında caz standartlarına ve kendi

bestelerine yer veriyor. İç dünyasından izler taşıdığı kadar kendisini çevreleyen dünyaya dair gözlemlerine de ayna olan bu bestelerde; değişen mevsimlerin yarattığı ilham, tutkular ve zamana dair semboller kusursuz bir harmoniyle bir araya geliyor. Pecović, bugüne kadar, 2011’de Sırbistan’da düzenlenen Guitar Art Fest ve 2012’de Hırvatistan’da gerçekleşen Omis Guitar Fest gibi uluslararası yarışmalarda birincilik ödülleri aldı. Gitarist Kanacki ile birlikte gerçekleştirdiği ikili performanslar, caz festivalleri ve programlarında önemli başarılar elde etti. Aynı zamanda her yıl 60’ın üzerinde sahne performansıyla yoğun bir konser programını da başarıyla sürdürmeyi bilen Pecović’in bir sonraki heyecan verici durağı, Kanacki’nin eşliğinde sahne alacağı Akbank Caz Festivali olacak. İkilinin tutkulu gitarlarını keyifle izleyeceğimiz bu konser akşamında bize katılın.


KEREM GÖRSEV TRIO

25 EKİM/CUMA/20:30

CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ

Türkiye caz sahnesinin önde gelen müzisyenlerinden Kerem Görsev, fark yaratacak bir performans ile Akbank Caz Festivali sahnesinin konuğu oluyor. 1994’te yayımladığı ilk albümü “Hands & Lips”in ardından 18 başarılı albümle kariyerine devam eden ve bugüne kadar dünya genelinde pek çok prestijli sahnede yer almasının yanı sıra Alan Broadbent, Ernie Watts ve Joe LaBarbera gibi yıldızlarla iş birliklerine imza atan Görsev, kendine has projelerine bir yenisini daha ekliyor. Bu sürprizli gecede, İstanbul’un cazla iç içe geçmiş 12 semtinin eşsiz hikayeleri, Kerem Görsev’in piyanosuyla ses vereceği etkileyici besteleri üzerinden izleyiciyle buluşacak. Şehrin caz halini bestelerine içtenlikle yansıtan Görsev’e sahnede Ferit Odman ve Volkan Hürsever eşlik edecek. İstanbul hikayelerinin caz melodileriyle buluşacağı bu özel akşamda bize katılın.


MAISHA

25 EKİM/CUMA/21:30

BABYLON

Maisha’nın zamansız müziği gücünü grubun keşif ve rahatlık hissi uyandıran sezgisel tavrından alıyor. Maisha, cazdan Afrobeat’e uzanan güçlü ilham kaynaklarının etkilerini müzik üretim sürecinin her adımında yaşatarak, spiritüel caz geleneğinden kendine has bir üslupla sıyrılmayı biliyor. Jake Long liderliğindeki altı kişilik grup, ilk EP’sini 2016’da yayımladı. Grup üyelerinden Nubya Garcia, Maisha’nın sound’unun şekillenmesine katkıda bulundu. Maisha’nın bugün ulaştığı etkileyici sound, hipnotik ritimler, sezgisel etkileşimler ve derinliği vurgulayan melodik tekrarlar üzerine kurulu. Grup, Gilles Peterson’ın kurduğu ve Londra’nın janrlar ötesi genç caz sahnesini yansıtan projelere imza atan Brownswood’un 2018’in ilk aylarında çıkardığı “We Out Here” albümünde yer aldı. Bu iş birliğinden aylar sonra, yine 2018 yılı içinde, ikinci stüdyo albümleri “There Is A Place” yayımlandı; Downbeat ve The Guardian gibi yayınlar bu albümden övgüyle bahsetti. Bugüne kadar efsanevi Sun Ra Arkestra ile sahne alan, Boiler Room’da ve Church of Sound’da performanslar sergileyen Maisha, hayranlık uyandıran enerjisini şimdi de Akbank Caz Festivali sahnesine taşıyor.

BEBOP PROJECT

25 EKİM/CUMA/22:30

NARDİS JAZZ CLUB

Swing rüzgarının var gücüyle estiği 1940’ların sonunda ortaya çıkan Bebop janrı, aynı dönemde popüler olan dans odaklı caz melodilerinden farklı olarak yepyeni bir yol açmıştı. Yüksek tempolu bebop ritimleri, seyircinin sadece sahneye odaklandığı,  emprovizasyonları ve soloları hayranlıkla izlediği performanslar yaratıyordu. Bugün hala çağdaş caz dilinin önemli bir parçası olan bu janrın en iyi örnekleri, Akbank Caz Festivali’nde Bebop Project ile yer buluyor. Bebop efsanelerinden Charlie Parker, Dizzy Gillespie, Clifford Brown, Bud Powell ve Thelonious Monk gibi önemli müzisyenlerin eserlerinin yanı sıra orjinal bestelerin de yorumlanacağı festival akşamında trompette Şenova Ülker, tenor saksafonda Engin Recepoğulları, gitarda Önder Focan, basta Ozan Musluoğlu ve davulda Ayhan Öztoplu’yu izlemeye davetlisiniz.


ZUHAL OLCAY FEAT. GÜVENÇ DAĞÜSTÜN

26 EKİM/CUMARTESİ/20:30

CADDEBOSTAN KÜLTÜR MERKEZİ

 İstanbul, Ankara ve İzmir Devlet Tiyatroları’nda yıllarca önemli roller üstlenen, yer aldığı filmlerle Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde birçok ödül alan Zuhal Olcay’ın müzikal yolculuğu, 1989 tarihli Evita müzikalinde Eva Peron’u canlandırmasıyla başladı. Bu müzikalin başarısının ardından “Dünden Sonra, Yarından Önce” filmi geldi. Film, Olcay’ın seslendirdiği aynı adlı şarkıyla büyük ilgi topladı. Bugüne kadar Onno Tunç, Mehmet Teoman, Vedat Sakman, Selim Atakan, Bülent Ortaçgil ve Gürol Ağırbaş gibi isimlerle çalışarak sekiz solo albüm yayımlayan ve pek çok kolektif albümde de yer alan Zuhal Olcay, bu sonbahar Akbank Caz Festivali sahnesine Güvenç Dağüstün eşliğinde konuk oluyor. Son yılların başarısıyla dikkat çeken sanatçılarından Dağüstün, ilk solo albümü “Evde Yoklar”ı 2012’de yayımladı. 2018’de yayımlanan ve piyanist Ece Dağıstan ile yaptığı son albümü “Fazıl Say – Güz Şarkıları”, yılın en çok satan albümleri arasında yer aldı. Türkiye’de Fazıl Say şarkılarını seslendiren ilk isim olan bu ayrıcalıklı vokali Zuhal Olcay ile aynı sahnede izleme fırsatını kaçırmayın.


KOKOROKO

26 EKİM/CUMARTESİ/21:30

BABYLON

 KOKOROKO’nun müziğinde Afrobeat sevgisi, Kuzey Afrika köklerinin Londra ilhamıyla buluştuğu, üflemeli enstrümanlarla güçlenen çarpıcı bir sound’a dönüşüyor. Trompetçi Sheila Maurice-Grey’in liderliğindeki sekiz kişilik yıldızlar topluluğu; trompet, alto saksafon, trombon, gitar, klavye, kontrbas ve perküsyonun yarattığı uyum sayesinde sahnede her zaman güçlü ve etkileyici performanslar sergiliyor. Kuzey Afrika’nın efsane müzisyenlerinden Fela Kuti, Ebo Taylor ve Tony Allen’ın izinden giden KOKOROKO, eşsiz ve büyüleyici melodiler yaratmayı çok iyi biliyor. Grubun hit parçası “Abusey Junction”, Brownswood’un Londra’nın genç caz sahnesinden yıldız isimlere yer verdiği albüm projesi “We Out Here”da yer aldı. Aynı parça, Gilles Peterson’ın Worldwide Awards 2019 ödül töreninde “Yılın Şarkısı” ödülüne layık görüldü. Mart ayında yayımlanan ve grupla aynı adı taşıyan albümleri ise şimdiden yılın en başarılı albümleri arasına girmiş durumda. Bugüne dek ikonik sahnelerde konserler veren KOKOROKO, bir başka unutulmaz performans için Türkiye’de ilk kez Akbank Caz Festivali’ne konuk oluyor.