Bir başlangıç daha! Hep başlangıçlar olmalı belki de hayatımızda… Yavan giden şu ömrü sıradanlıktan biraz uzak tutabilmek ve yenilemek, yenilenmek için.  AJANDAKOLİK‘ten yeni bir merhabadır bu. Gecenin gündüzlere karıştığı, ceplerin boş kaldığı ama iyi ama kötü; çalışarak, yazarak, üreterek, ümit ederek devam etmenin merhabasıdır. ‘İnce işler’i anlamak için vakit ayıranlara selamla… 

Ajandakolik’i web sitesi olarak hazırladığımda geçmiş blog deneyimlerimi hatırlayıp “Bunu sürdüreceğim” sözünü verdiğimi hatırlıyorum kendime. Çünkü bu işlerde en önemli şey pes etmemek, istikrarlı ve iradeli olmak…
Bir zamanların meşhur ve ödüllü Hippi Kız’ı (www.hippikiz.com – boşuna tıklamayın. Artık yok!) kültür sanat dünyasına katkıda bulunmak için kolları sıvadı. Ve Kasım ayında önce Instagram ve diğer sosyal medya kanallarında ardından da web sitesinde Ajandakolik’i okuyucularla buluşturmaya başladı. Yani ben, şahsen, bizzat, kendim… Yıllarca basında kadrolu çalışan, web sitesinden dergiye, gazeteye ahtapotun her kolunda tutunmaya çalışmış ben,  en son “Hah! Burayı sevdim” dediğim gazetede sigortasız üç ay çalıştırıldıktan ve üzerine bir de şutlandıktan sonra (bizim sektör sever kovmayı, ha bir de egolarını….) kendi yoluma bakma kararı alıp hiç maddi gelir elde etmeme pahasına bu yola baş koydum.

Neredeyse her gün içerik ürettim, bana gelen basın bültenlerini taradım. Bu süre boyunca sürekli sosyal medyada paylaşımlar yaptım ve benim için her birinin ayrı değeri olan isimlerle söyleşiler yaptım. Röportaj değil, sevgili okuyucular Söyleşiler… Nitekim basında herkes yaptığına röportaj der, ama röportaj değildir onlar; bu da bir başka yazı konusudur. Ayıralım bir kenara…

Sonra dediler ki “Video içerikleri üret! YouTube kanalı aç. Onu yap bunu yap.” Yani uğraş dur… Sıfır kazanç, sıfır reklam, kapıları çal tek tek, sitenin okunma oranlarını söyle tık tık… Söyleşilere mini teaser videolar hazırladım. YouTube kanalı açtım ama bir kenarda beklettim. Her biri ayrı iş dalı olan tüm bu şeyler için asistan veya ileride koca bir ekip diledim. Hafiften pes edecek gibi oldum. Sonra yarıda bıraktığım Hippi Kız ve Popüler Mevzular siteleri geldi aklıma, “Yola devam!” dedim, durmadım. Şunu iyi biliyorum ki; Ajandakolik’i büyütmek en büyük hedefim. Kim ne derse desin. İster beğensin ister beğenmesin…

Ve şimdi… Web sitesi açıldıktan neredeyse altı ay sonra bu defa bir kültür sanat programı olarak AJANDAKOLİK bir kez daha doğdu. Bu defa KRT kanalında, sevgili Şirin Dağtekin Yenen‘in kocaman desteğiyle, Serdar Akinan‘in güleryüzlü “Merhaba”sıyla, Hilal Solmaz’ın hep moral veren “Her şey çok güzel olacak”larıyla, Adem Keleş’in önderliğiyle Can‘la birlikte Ajandakolik’e özel olarak hazırladıkları grafiklerle, Özgür Kara‘nın özverili montajlarıyla, kameraman Coşkun ve Yiğit‘in ‘beni gören’ gözleriyle AJANDAKOLİK, çok daha kapsamlı bir kültür sanat platformuna dönüşüyor. Her birine bu yazı aracılığıyla teşekkür etmek isterim. Emeğime emek kattılar. Sağ olsunlar!

Her hafta cuma günü, şu ara gündem siyaset; saatler değişebilir ama, 12.00’de, cumartesileri de 13.20’de, haberlerden sonra… Kitaplardan sergilere, festivallerden müzik haberlerine, konuklarla ve ‘unutulmazlar’la her hafta AJANDAKOLİK‘teyiz. Bekleriz.

Unutmayın, sanat insanı güzelleştirir, sana insana incelikler verir. Sanatsız kalmayın, AJANDAKOLİK’i takipte kalın…